45 tane "spor haberleri" etiketli yazı bulundu (sayfa 2)
"spor haberleri" tagli diger ogeler resimler
,
videolar11 Nisan 2008 10:13 · ahmet.fatih1
· Etiketler
cimbom
,
futbol haberleri
,
galatasaray haberleri
,
galatasaray van gaal
,
gs
,
spor haberleri
AZ Alkmaar’ın başındaki Luis Van Gaal, öncelikle kimseyi işine karıştırmayacağını belirterek futbol takımı hakkında her konuda tam yetkinin kendisine verilmesini istedi. Sarı kırmızılı takımı başarıya taşıma adına çok iyi bir kadro kurmak istediğini belirten Van Gaal, transfer için külfetli bir mali bütçe isterken, kendi belirlediği isimlerin mutlaka takıma kazandırılması gerektiğini de belirtti.
Yetki pazarlığı
Hollandalı teknik adamın "Galatasaray Avrupa’da isim sahibi olmuş bir ekip. Başarı için Türkiye’ye gelebilirim. Ancak takımdaki değişim için transfer yetkisi ile gelmeliyim ki kendi modelimi uygulayayım. Belirlediğim isimler mutlaka alınmalı. Şu anki kadronun üzerine koyarsak Avrupa’da başarı gelir" dediği öğrenildi. Ünlü teknik adamın istediği yetki sınırları Galatasaray’da sıkıntı yaratsa da sarı kırmızılı yöneticiler, Van Gaal ile özellikle transfer bütçesi konusunda anlaşma zemini arıyor.
Laudrup ligi bekliyor
Sarı kırmızılı yöneticiler Van Gaal’a da bağlı kalmayarak Getafe’nin başındaki Michel Laudrup ile de temaslarını sürdürüyor. Ancak Laudrup’un da İspanyol ekibi ile kritik maçlara çıkarken isminin sürekli Galatasaray ile anılmasından rahatsızlık duyduğu belirtildi. G.Saray’ın resmi teklifte bulunduğu Laudrup’un menajeri Bayram Tutumlu’yu arayarak, "G.Saray ile ilgili konular artık bana zarar veriyor" dediği ortaya çıktı. Tutumlu da "İspanya Ligi bitmeden Laudrup ile konuşulmaz" dedi.
07 Nisan 2008 11:54 · ahmet.fatih1
· Etiketler
abdullah avcı galatasaray
,
futbol
,
galatasaray haberleri
,
spor
,
spor haberleri
Önce "Sezon sonuna kadar takımın başında ol" denilen Abdullah Avcı’ya daha sonra 2.5 yıllık sözleşme önerildi. Avcı teklife sıcak bakarken, son kararını bugün saat 13.00’te İstanbul BŞB Başkanı Göksel Gümüşdağ ile yapacağı toplantıda verecek.
GALATASARAY’da yolların ayrıldığı Kalli’nin yerine teknik direktörlük için Abdullah Avcı ismi ağırlık kazandı. Ligin devre arasında da gündeme gelen İstanbul BŞB’yi çalıştıran Türk teknik adam ile son 2 gündür temaslarını yeniden artıran G.Saray ile Avcı arasındaki pazarlık bugün sonuçlanacak. G.Saray’ın başta "Sezon sonuna kadar takımın başında ol, sonra yeni yabancı teknik adamın altında çalış" önerisini kabul etmeyen Avcı, daha sonra yeni bir teklif götürüldü.
Teknik direktör olarak 2.5 yıllık sözleşme önerilen Avcı, bu son teklife sıcak bakarken son kararını bugün İstanbul BŞB Başkanı Göksel Gümüşadağ ile yapacağı görüşme sonrası verecek. İstanbul BŞB Başkanı Gümüşdağ dün konuyla ilgili şöyle dedi:
Deschamps da listede
"Abdullah hoca ile sezon sonuna kadar sözleşmemiz sürüyor. Ancak G.Saray konusu oyuncularımıza da yansıyor. Bence Ankaraspor maçını da bu yüzden kaybettik. Bu iş yarın (bugün) saat 13.00’te yapacağımız toplantıda bitmeli. Ben puan toplamak istiyorum, bu karışıklık takımı kötü etkiliyor. Benimle de görüşmeler oldu. Ancak benim net bir açıklama yapmak için Abdullah Avcı ile görüşmem lazım. Avcı bizim için önemli ve değerli bir isim. Eğer o devam etmek isterse edeceğiz. Giderse de kendisine yardımcı olacağız." Abdullah Avcı yanında Michael Laudrup, Luis Van Gaal, Tardelli, Gouidolin gibi isimleri de listesinde bulunduran Galatasaray, halen boşta olan 39 yaşındaki Fransız Didier Deschamps’ı da adaylar arasına aldı.
30 Mart 2008 12:55 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
spor
,
spor haberleri
,
spor yazarları
KAZIM KANAT: 17 DAKİKA VARDI TESLİM OLDULAR
(SABAH)
Büyük derbinin özetinin özeti şudur: Beşiktaş sadece üç puan kaybetmedi, şampiyonluğu kaybetti. F.Bahçe üç puan kazanmadı, şampiyonluğun kapısını sonuna kadar araladı. Derbinin üç noktası çok önemliydi:
A-Zico'nun maç planlaması mükemmeldi. F.Bahçe, müthiş savunma yaptı. Kenarları kullanarak hücuma çıktı. İkinci yarıda farkı korumak yerine fark için savunmayı riske etti. Şentürk'ü alma kararı cesurcaydı.
B-Sağlam'ın ilk 45'teki planlaması hatalarla doluydu. Kötü savunma organizasyonu yapıldı. Hücuma üç oyuncu ile çıkarak (Holosko, Nobre ve Özkan) F.Bahçe'nin tuzağına düştü. Özellikle Üzülmez'in bölgesinin çöküşünü seyretti. İkinci 45'te ise Sağlam, Üzülmez'i oyundan alıp doğru yaptı. Ama yine de dengesiz hücum ve dengesiz savunmaya önlem almayarak yenilginin bir numaralı sorumlusu oldu.
C-Hakem Yıldırım'ın faul yorumları tek kelime ile felaket. MercimekKazım mücadelesindeki pozisyon, Kazım'ın lehine penaltı. Hakem Kazım'a faul verdi. Kazım'ın topu voleybolcu gibi tokatlaması da penaltıydı. (Yardımcı hakem Ulusoy ise gözünün önünde taca çıkan topa devam demesi ise felaketti!)
... Uzatmayla birlikte 17 dakika varken maçı ve şampiyonluğu bıraktı. F.Bahçe de Chelsea maçını düşünerek maçı bıraktı. Yoksa!..
GÜRCAN BİLGİÇ: ALEX'İN TAKIMI (SABAH)
Fenerbahçe, tüm önemli maçlardaki özelliğini hemen devreye sokarak, daha ilk dakikada İnönü çimenlerinde, "Burada iyi olan benim" mesajını verdi. Hem rakibine, hem de tribünlere bunu öyle bir hissettirdi ki, Beşiktaş'ta ne sahasında oynamanın avantajı kaldı, ne de galibiyetten başka skorun tatmin edemeyeceği anlayış farkı.
... Semih, Alex'e ikramını yaptı, kaptan da gerekeni..
Gökhan Gönül, Maldonado, Edu ve Volkan Demirel'in maçın Fenerbahçe adına önemli isimleri olduğunu da belirtmeliyiz.
Teknik direktör Zico takımının kalitesine inanıyor ve bunun sonuçlarını da elde ediyor. Chelsea maçı öncesinde, dünkü Kezman'ı izledikten sonra, Semih'e kulübede yer gösterirken bir kez daha düşünmeli.
AHMET ÇAKAR: PENALTI KAYNADI (SABAH)
Fenerbahçe, şampiyonluk yarışında en önemli engellerden birini aştı. Üstelik Beşiktaş gibi bir rakibi İnönü'de yenerek. Fenerbahçe hak etti mi? Anasının ak sütü kadar. Çok iddialı olacak ama Beşiktaş'ın gol dışında neredeyse çok önemli bir pozisyonu bile yok. 90 dakika maç neredeyse Fenerbahçe'nin kontrolünde geçti...
Maç boyu kötü oynayan Beşiktaş yenilmeyebilirdi. Eğer hakem Yunus Yıldırım hakemlik yapsaydı. Çünkü son dakikalardaki bir hava topu mücadelesinde Colin Kazım ceza alanında bariz şekilde elle oynadı. Çok açık bir penaltıydı. Ama Yunus Yıldırım görmedi.
Aslında dün gece hakem yönetimini hiç beğenmedik. Verdiği kartların yarısı yanlış. Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi maça tesir eden en büyük hatası vermediği açık penaltı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: F.BAHÇE ZİCO'YA RAĞMEN KAZANDI (SABAH)
F.Bahçe çok önemli derbide Zico'nun çok büyük hatasına rağmen maçı kazanmayı bildi...
... Zico hiçbir şey yapmayan Kezman'ı sahada tutmaya devam ederken Uğur sakatlanınca Semih'i alıp tam bir harakiri yaptı. Halbuki o dakikada Kezman'ı da çıkartıp Semih ile birlikte Selçuk veya Ali Bilgin'den birini sahaya sürmesi gerekiyordu. Bu yanlışı değerlendiren Beşiktaş beraberliği sağladı. Ardından yaptıkları atak girişimi gol kokmaya başladı.
İşte bu olumsuz ortamda Alex-Semih işbirliğiyle başlayan bir atakta Semih'in mükemmel asistiyle F.Bahçe skor avantajı yakaladı. O anda da Zico nihayet uyanıp Kezman'ı çıkarınca Semih'in de başarılı nokta santrfor icraatlarıyla oyuna hakim olup geride sıkıntı yaşamadan başka pozisyonlar bularak maçı bitirdi. Maç eksikliğine rağmen böyle bir derbide sorumluluk alan Maldonado futbol bilgisiyle ve basit oyunuyla takımına katkı sağladı.
LEVENT TÜZEMEN: KALİTE FARKI (SABAH)
Oyunun bu kadar çok durduğu bir derbi izlemedim. Kağıt üzerindeki favori Fenerbahçe derbiyi kazanarak Beşiktaş'ı yarıştan uzaklaştırdı. Maç öncesi iki teknik adamın yorumunda Zico, "Kazanmaya gidiyoruz" derken, Ertuğrul Sağlam da "Kaybetsek dahi yarıştan kopmayız" açıklamasını yapmıştı.
Sağlam'ın bu olumsuz açıklaması takımına da yansıdı ve ilk yarı sahada pozisyon üretemeyen, ayağa iki pas yapamayan, acemiler mangası gibi bir Beşiktaş vardı...
SELÇUK YULA: HAKLI GALİBİYET (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe bu galibiyeti kesinlikle hak eden taraf oldu. İstediği zaman tempoyu yükseltti, istediği zaman Chelsea maçını düşünerek tempoyu indirdi, istediği zaman da golü bulan taraf oldu. Beşiktaş'ın 3 puana daha çok ihtiyacı vardı. O yüzden de hepimiz siyah-beyazlıların oyuna daha hızlı ve istekli başlayacağını zannediyorduk.
Planda aksayan tek taraf, ikinci golün bulunamaması oldu. Fenerbahçe golden sonra kabuğuna çekildi. Beşiktaş'ın üstüne gelmesini bekledi. Top Beşiktaş'ın ayağında daha fazla dolaştığı anlarda gene pozisyonlar bulan Fenerbahçe oldu ama ikinci gol gelmedi. İlk 45 dakika böyle bitti.
Neticede Fenerbahçe, Beşiktaş'ın şampiyonluk umutlarını başka bahara atarken, Chelsea için de büyük moral depoladı. Bir de şuna dikkat: Alex kornerleri atamıyor, çünkü polislerden yer yok. Alex kornerleri atamıyor, çünkü her gitiğinde kafasına bir şeyler yiyor. Ne yapmak isteniyor, anlamıyorum. Bu çocuk birkaç gün sonra ülkemiz için çok büyük bir sınava çıkacak. Sahada sakatlanmadı da saha dışında mı sakatlansın! Hiç mi düşünülmüyor?
İLKER ATEŞ: KAPASİTE BU! (FOTOMAÇ)
İlk golü atanın kazanmaya yakın olacağını söylemiştik. Aynen öyle oldu. Fenerbahçe golü beklediğinden de erken bulunca Beşiktaş'ın ilk yarıda kafası karıştı. Koskoca 45 dakika adeta bozuk para gibi harcandı. Delgado'nun uzaktan attığı bir şut dışında Beşiktaş, Fenerbahçe kalesini yoklamayı bile başaramadı.
Beşiktaş asıl çöküntüyü sol kanadında yaşadı. Tello ve İbrahim bu kulvarda Fenerbahçe'nin Gökhan ve Kazım'la gelen atakları karşısısında perişan oldu. Zaten Alex'le gelen ilk gol bir sağ taraf bindirmesinin sonucuydu. Beşiktaş'ın savunma kapasitesi bu kadar. Yine bir yan topta herkes seyredince Rüştü topu ağlarında gördü. Baki bir felaket. Böyle bir oyuncunun Beşiktaş'ta oynaması herhalde bir yönetim fiyaskosu olmalı. Ne kafa topu alabildi, ne doğru dürüst top kullanabildi.
İki haftada altı puan kaybeden bir takımın artık şampiyonluğu mucizelere kaldı. Ligin boyu kısaldığına göre bu mucizenin gerçekleşmesi çok zor. Fenerbahçe profesyonelce oyundan vakit çalarak Beşiktaş'ın tüm umutlarını söndürdü. Şampiyonluk başka bahara.
TURGAY DEMİR: BEKLENEN UYKU! (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe'nin, Chelsea maçını da düşünerek gücünü ekonomik kullanacağı ve ilk 20 dakikada bir gol bulmaya çalışacağı belliydi. Aynen de öyle oldu. Ne var ki herkesin bildiğini Beşiktaşlı oyuncular da, teknik adamlar da pek önemsemediler. Beşiktaş gerekirse Toraman ve Cisse'ye çift ön libero oynatıp, Fenerbahçe'nin planlarını suya düşürmeliydi. Bunu yapmadılar.
Aradığı golü Alex'le bulan Fenerbahçe için artık zaman çalmak ilk hedef olmuştu. Yere yatan sedye görmeden kalkmazken, taç atışları merasimle kullanıldı. Volkan da aynı şekilde her aut atışını törene çevirdi. Hakem Yunus Yıldırım'ın buna karşılık yaptığı tek şey seyretmekti. Tüm bunların yanı sıra asıl zaman hırsızı ise Alex'ti. Sahaya konfeti atılsa yere yattı, korner atışlarında tek kelimeyle tiyatro oynadı. Evet bunlar belki profesyonellikti ve galibiyete giden her yol mübahtı birilerine göre.
Sonuç olarak Fenerbahçe kendi planını uyguladı ve şampiyonluk yolunda altın değerinde üç puan aldı. Beşiktaş ise sağır sultanın bildiği Fenerbahçe taktiğine karşı hiçbir tedbir alamamanın bedelini bana göre şampiyonluk yarışına veda ederek ödemiş oldu.
NECATİ BİLGİÇ: ÜÇ YILDIRIM (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın İnönü Stadı'ndaki yılın en önemli derbisinde geceye imzasını vuran üç Yıldırım vardı. Birincisi Fenerbahçe takımının bu kadar güçlü olmasında payı olan başkan Aziz Yıldırım, ikincisi maça getirdiği kızıyla uğur yaparak galip geleceğini sanan Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, 3.'sü de Kartal'ı berabere getirmek için elinden geleni arkasına koymayan Baki'ye kırmızı kartını çıkarmayan, penaltıları es geçen maçı bu yılın rekor uzatmasıyla 98 dakika oynatan güya FIFA kokartlı hakem Yunus Yıldırım.
İlk yarının bu şekilde biteceği sanılırken dün özellikle ilk yarıda Beşiktaş'ın sol kanadını dağıtan Kazım'ı Baki'nin yaka paça indirmesinde aleyhine çalınan faule herkes şoke oldu.
KORKUT GÖZE: İKİ RUHLU! (HÜRRİYET)
OLACAK iş mi, bir derbi böyle mi oynanır...! Ve kenar yönetim İnönü'de bir derbiyi böyle mi yönetir...
1.70 boyundaki Alex girip kafayı vuruyor, 1.90'lık Gökhan Zan ile Baki Mercimek sanki birer seyirci. Colin Kazım, sağ kulvarı bir otoban gibi kullanıyor. Arkadan gelen Gökhan Gönül deparları ile İbrahim Üzülmez-Tello ikilisini silindir gibi eziyor. Ortalar, şutlar gırla gidiyor. En ufak bir önlem gelmiyor kenardan...
Orta saha yolgeçen hanı! F.Bahçe bu geniş alanda şov yapıyor. Top gezdiriyor, oyun kuruyor. Gönlünce dolaşıyor!
Bir Allah'ın kulu çıkıp da F.Bahçe'nin bu alandaki egemenliğine isyan etmiyor.
Bir derbi böyle mi oynanır. Bir derbi böyle mi yönetilir!
Devre arasında İsmail Er sordu... Beşiktaş'ın en iyisi kim?
Parmağımla işaret edeceğim tek adam bulamadım. Bir derbi böylesine duygusuz oynanır mı... Tribünlerin yırtınması, bağırması ve coşkusu da boşuna. Sistemsiz-plansız bir takım ne yapabilir. Silahlarını nasıl ateşler!
Her neyse, bazen iyi oyun da kazanmak için yeterli olmuyor.
Eğer Alex gibi bir adamın yoksa, hüsran her zaman kapını çalabilir!
ERMAN TOROĞLU: FENERBAHÇE BİR ADIM ÖNDE (HÜRRİYET)
Sarı lacivertlilerin bir avantajı da takımda oynayan oyuncuların yerlerinde fazla değişiklik olmaması. Beşiktaş'ı düşünün, geri dörtlüsüne bakın, her maçta değişik çorba gibiler. İbrahim Toraman, sağbek oynadı, çift santrhaf oynadı, ön libero oynadı. Dönüyorsunuz Baki, geri dörtlünün her yerinde oynadı. Bu kadar çok adamın oynadığı yerde eğer takımı teknik adam olarak standart hale getirememişsen baş sorumlu sensin. Sarı lacivertlilerin Şampiyonlar Ligi'nde oynaması, psikolojik olarak ve fiziksel olarak diğer takımların üzerinde etkili oluyor. Alex, yine takımının her şeyi. Hem oynuyor, hem oynatıyor.
Bu maçtan sonra klasik bir laf var ya; Artık önümüze bakalım diye. Fenerbahçe, önüne bakacak da Beşiktaş nereye bakacak bilemiyorum.
CAN BARTU: ALEX FARKI (HÜRRİYET)
Fenerbahçe ilk yarı çok iyi mücadele etti. Çabuk ve süratli oynadılar, istediklerini yaptılar. Alex, akıl dolu bir gol attı, takımını öne geçirdi. Bu golde Beşiktaş defansının büyük hatası var. Gökhan, Cisse ve Baki gibi üç uzun adamın arasından Alex kafayı vurdu, Rüştü'yü avladı. Şampiyonluğa oynayan bir takım böyle gol yerse sonucu hüsran olur.
Beşiktaş, mutlak kazanmak zorundaydı. Olmadı ve lider F.Bahçe'nin 5 puan gerisine düştü. Üst üste iki yenilgi aldılar. Moral olarak çöktüler. F.Bahçe'yi devirselerdi, avantajlı konuma geçebilirlerdi. Son dakikalarda Ali Bilgin ile F.Bahçe o kadar net pozisyon buldu ki, o topun kaleye girmemesi mucize. Bomboş kaleye golü atamadı.
Böyle bir futbolcu F.Bahçe'de forma giyiyor. Olacak iş değil. Fenerbahçe, seyirci baskısından etkilenmiyor. Tecrübeli oyuncuları var. Kötü oynasalar bile sahada rahat hareket edebiliyorlar. Sarı lacivertliler, iyi oynadığı zaman bu ligin iki gömlek üzerinde bir takım. Özellikle de süratli ve çabuk oynadığında.
Dün gecenin kahramanı tartışmasız Alex'ti. Attığı iki golle büyük bir zaferi getirdi takımına. Onun dışında da F.Bahçe'de ön plana çıkan başka futbolcu yoktu.
RIDVAN DİLMEN: FENER HAK ETTİ (MİLLİYET)
Dakika 3. Fenerbahçe'nin Beşiktaş'tan daha oturaklı bir ekip olduğu, daha iyi oyunculardan kurulu bir takım olduğu hemen ortaya çıktı. En önemlisi de sistemine sadık, pozisyon almasını daha iyi bilen bir takım görüntüsü veriyordu.
Beşiktaş, 1-1'i yakaladıktan sonra kazanabilirim ümidini yaşarken, kontrolü bilmediği için kontra yedi. Semih, Gökhan Zan ile bire bir kaldığında Nobre'nin Alex'i düşürmesine avantaj uygulayan Yunus Yıldırım golü getirdi. Zaten çok formda ve istekli olan Alex yerden kalkarak pozisyonu takip etti ve Fenerbahçe'yi yine öne geçirdi.
Oyunun devamında demoralize olan Beşiktaş takımını, Fenerbahçe ayağa paslarla daha fazla demoralize etmeye çalıştı. Baktığımız zaman sabaha kadar oynansa Fenerbahçe'nin en azından kaybetmeyeceği gözüküyordu.
Sonuçta birbirine çok alışık, derbilerde ve Avrupa'da sistemiyle doğru işler yapan Fenerbahçe takımı, stres altındaki Beşiktaş'ı hak ederek yendi.
Hakem Yunus Yıldırım müthiş güzel bir maç yönetti.
Mustafa denizli: Hatırlarda kalacak... (milliyet)
Bir hafta önce Beşiktaş puan farkıyla ligin lideriydi. Oynanan 2 maçtan sonra ise liderin 5 puan gerisinde...
Bu kadar kritik haftaların yaşandığı ligde Beşiktaş lideri yenip, liderliği yakalama şansı varken, enteresandır oyunda düşünülen tempoyu, baskıyı 45 dakika ortaya koyamadı. Gol pozisyonu fazla olmayan maçta oyunun kaderini kritik top kayıpları belirledi.
İlk yarıda yardımcı hakemin verdiği çok kritik bir karar vardı. Kazım, Fenerbahçe'yi atağa çıkarıyor, ama muhtemelen topu taç çizgisinin dışından alıyor. Bu top kesilip, Beşiktaş atağına dönüşüyor. Topla son oynayan Delgado. İstediği pası yapabilse belki Beşiktaş öne geçecek, ama top kaybı Fenerbahçe kontratağına dönüşüyor. Tekrar Kazım'la buluşan top Fenerbahçe'nin golünü getiriyor.
Bu sadece maçı değil, belki şampiyonluğu da kaybettiren bir atak oldu. Esasında derbi için mükemmel bir ortam vardı. Bütün şartlar futbol için müsaitti. Oyun içinde sevimsiz hareketler olsa da hatırlarda kalabilecek bir derbi oldu. Bu derbi hatırlarda kalacak, ama Beşiktaş'ın şampiyonluğu kaybettiği bir maç olarak...
27 Mart 2008 11:00 · ahmet.fatih1
· Etiketler
cimbom
,
galatasaray götz
,
gs
,
spor
,
spor haberleri
Faal olarak yokum’
Sarı Kırmızılı kulübün patronu Adnan Polat, yeni sezonda yola Feldkamp’la devam etmeyeceklerini, Alman hoca kabul ederse kendisini altyapının başına getireceklerini açıklamıştı. Ülkesinden dönen Kalli de, dün Florya’daki tesislerde düzenlediği basın toplantısında bu gelişmeyi doğrularken, “Gelecek sezon Galatasaray’da faal olarak görev almayacağım. Ama gelecek sezonun kadrosu ve teknik direktör seçimi konusunda bana bazı önemli görevler verildi” diye konuştu.
Hollmann örneği var
Bu sözler, akıllara Feldkamp’ın Galatasaray’daki ilk dönemini getirdi. 1992-1993 sezonunda Cim Bom’a tam 4 kupa kazandıran Alman hoca görevinden ayrılırken, vatandaşı Rainer Hollmann’ın başa geçmesini istemişti. Talebi kabul eden yönetim de, 1993-1994 sezonunu Hollmann’la geçirmişti. Söz konusu periyotta Adnan Polat aktif olarak yöneticilik yapıyordu. O yıllarda temelleri atılan kadro, Hagi, Popescu, Taffarel gibi yıldız takviyeleriyle UEFA Kupası’na uzanmıştı.
O da sıcak bakıyor
Bugün de Galatasaray’ı başarıya götürecek kadronun temellerini Alman disipliniyle kurmak isteyen Adnan Polat, Kalli’ye tam yetki verdi. 73 yaşındaki çalıştırıcının önerdiği teknik direktör adayının ise Falko Götz olduğu öğrenildi. Bu sezon sık sık İstanbul’a gelerek Galatasaray’ın maçlarını izleyen Götz, aynı zamanda Feldkamp’ın eski öğrencisi. Bir süre Hertha Berlin’i çalıştıran Alman hoca, şu an boşta ve Florya’ya dönme fikrine sıcak bakıyor.
27 Mart 2008 10:58 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
futbol haberleri
,
rıdvan dilmen milli takım
,
spor
,
spor haberleri
Rıdvan Dilmen/Milliyet
Faydalı oldu
Ligde sona yaklaşmışız. Hem şampiyonluk, hem de kümede kalma yarışı büyük değer kazanmış. Buna hafta sonu oynanacak Beşiktaş - Fenerbahçe derbisini ve Fenerbahçe - Chelsea maçını da eklerseniz, doğal olarak Beyaz Rusya maçında taktik anlayış ikinci planda kaldı.
Fatih Terim haklı olarak daha çok oyuncuların performanslarını ve ilk kez milli formayı giyenlerin takıma adaptasyonunu görme fırsatı buldu.
Ceyhun nasıl stoper? Servet ile nasıl uyum sağlar? Kontrataklarda nasıl? Mevlüt dar alanda iyi mi? Mehmet Topal, Galatasaray'daki kadar sakin mi? Kaleci Tolga bu yükü kaldırabilir mi? En azından bunların cevabını bulma şansı yakaladı Fatih hoca.
Zaten bu maçta önemli olan oyuncuların performansı ve sakatlanmadan Türkiye'ye dönmeleriydi. Beyaz Rusya maçının bıraktığı izler; savunma arkasına atılan toplarda çabuk oyuncular savunmamızda tehlikeler yarattı. Bu ciddi bir sıkıntı. İyi tarafımız da skor ne olursa olsun önde baskı kurup, arayış içinde olmamızdı. İkili ön libero Mehmet Topal ve Aurelio iyi uyum sağladılar. Onların önündaki Serdar, Gökhan, Nihat ve Tuncay dörtlüsü de etkiliydi. Özellikle Tuncay ve Nihat form tutmuşlar. Sonuç olarak eksiklerimizi görmemiz açısından iyi bir prova oldu diyebiliriz.
26 Mart 2008 13:31 · ahmet.fatih1
· Etiketler
roberco carlos
,
ronaldinho fenerbahçe
,
spor
,
spor haberleri
Fenerbahçe'nin yıldızı Roberto Carlos, takımın önemli transfer sırlarını açıkladı. Yıldız oyuncu, Marca gazetesindeki açıklamasında, ''Eğer Barcelona, Ronaldinho'yu satarsa başkanımız gider ve onu alır. 90 milyon avro ödeyebilecek durumda'' iddiasında bulundu.
Carlos, Fenerbahçe'nin Ronaldinho'yu almak istediğini belirterek, "Büyük bir kulüp yaratmak isteyen bir başkanımız var. Çok fazla parası var. Başkan yardımcımız da tüm Türkiye'nin sahibi olabilir. Başkan bize kötü dönem geçirdikleri zamanlar olduğunu da söyleyerek, (Bak şimdi Real Madrid'in bütçesi ne kadar, 300 milyon Avro. Manchester United aynı şekilde zengin, ama Fenerbahçe'de harcamak için 180 milyon avromuz var. Her şeyi yaptığınız için burada olduğunuzu sanıyorsanız hepiniz yanılıyorsunuz. Eğer herkesi kovmam gerekiyorsa bunu yaparım ve şu anda dünyanın en iyilerini getiririm). Böyle bir başkanımız var işte. Çok tutkulu, ama aynı zamanda çok iyi bir insan olan başkanımız var. Lorenzo Sanzo gibi bir başkan. Kulüple yaşayıp her zaman beklentileri olan biri.''
Bu arada, AC Milan'da oynayan Ronaldo'nun sakatlanmadan önce sezon arasında Fenerbahçe'ye gelmesi için Fenerbahçe kulübünün isteğiyle arabuluculuk yapıp Ronaldo ile konuştuğunu da kaydeden Roberto Carlos, İnter Kulübü Başkanı Massimo Moratti ile bile görüştüğünü söyledi.
Öte yandan, FC Barcelona'dan sezon sonunda ayrılacağı iddia edilen Brezilyalı Ronaldinho ile ilgili İspanyol basınında çıkan haberlerde, yıldız futbolcunun tavırlarından Barcelona'nın illallah dediği ileri sürüldü. Ronaldinho'nun gece hayatının olduğu ve bu sorunun kulübün yönetim kurulunda görüşüleceği kaydedildi.
26 Mart 2008 13:30 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
futbol haberleri
,
galatasaray lippi
,
gs
,
spor
,
spor haberleri
Önce Lucescu ile görüşüp anlaşan Adnan Polat, Rumen hocayı B planı olarak yedekte tutuyor. Başkan Polat, listesindeki bir numaralı teknik adam olan Marcello Lippi ile görüşerek prensip anlaşmasına vardı. Sezon sonunda Feldkamp gidiyor; Lippi ya da Mircea Lucescu 'Aslan' oluyor
B planı Lucescu oldu
G.Saray'ın yeni başkanı Adnan Polat, listesindeki hoca adayları ile hedeflerinin ne kadar büyük olduğunu daha şimdiden ispat etti. Başkan seçilmeden önce Shakhtar Donetsk'i çalıştıran Mircea Lucescu ile görüşüp, "Gelirim" cevabını alan Polat, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra hedefini daha da büyüttü. Lucescu'yu B planı olarak yedekte tutan Adnan Polat, hoca listesindeki ilk isim olan Lippi ile görüşerek prensip anlaşmasına vardı.
Kupa canavarı Lippi
Adnan Polat'ın, şu anda takım çalıştırmayan Marcello Lippi ile 15 gün içinde İtalya'da yüz yüze bir görüşme yaparak detayları konuşacağı ifade edildi. Polat'ın Lippi'ye yıllık 3.5 milyon euro teklif edeceği sızan bilgiler arasında. Fatih Terim'in de yakın arkadaşı olan Lippi'nin kariyeri kupalarla dolu. G.Saray'ın, İtalyan hocanın transferinde mutlu sona ulaşamaması halinde B planı olarak tutulan Lucescu ile 3 yıllık sözleşme imzalayacağı belirtildi.
26 Mart 2008 13:28 · ahmet.fatih1
· Etiketler
fenerbahçe-beşiktaş maçı
,
futbol
,
spor haberleri
,
spor yazarları
Fotomaç sordu futbol otoriteleri cevapladı. Cumartesi günü BJK İnönü stadı'nda oynanacak Beşiktaş-Fenerbahçe derbisini kim kazanır? Neden?
***
Avantaj Fener'de
Kanat'a göre Belediye yenilgisi Beşiktaş'a galibiyetin kapısını açtı. Tulun, Tongo ve Demir de Kartal'ı maçı kazanmaya yakın görüyor, "Yarıştan kopmaz" diyor Ateş, Türkmen, Tüzemen, Günen, Bilgiç ve Zorlu'nun görüşü ise: Puan olarak geride kalan Beşiktaş stresli olacak. F.Bahçe rahat çıkacağı maçtan puanla ayrılır.
Hafta sonundaki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisini yazarlara sorduk. Zirvedeki 4 takımı ilgilendiren maçta Fenerbahçe bir adım önde görünüyor. Beşiktaş'ın puan olarak geride olması bazılarına göre avantaj, bazılarına göre ise dezavantaj. Tek dileğimiz maçın centilmence geçmesi, karşılaşmayı hak eden takımın kazanması.
Kazım Kanat: Hayırlı bir
yenilgi!
Beşiktaş lider olsaydı kesinlikle bu maçı F.Bahçe kazanırdı. Çünkü Beşiktaş stres altında 'işi bu maçta bitireyim' diyerek futbol disiplininden uzaklaşacaktı. Şimdi ise her şey tersine döndü. Beşiktaş hayatını ortaya koyacak, F.Bahçe ise 'nasılsa iki puanlık avantajım var. Bana beraberlik bile yeter' diyerek risk almayacak. Denizcilikte bir tabir var: Kıç ıslanmadan balık tutulmaz. Beşiktaş bu maçı kazanacaktır. Elbette bu maçın bir başka aktörü hakemler. Umarım hakem hatalarıyla puan ve oyuncu kaybeden Beşiktaş bu maçta haksızlığa uğramaz. Eğer uğrarsa Beşiktaş kongre üyesi Hasan Doğan'a tüm güven sarsılır.
Hadi Türkmen: F.Bahçe 2-1 alır
Kartal geçen haftaki kaybından dolayı maça stresli çıkacak. Puan olarak geride olması da hücum oynamasına neden olacak. F.Bahçe ise daha temkinli, sakin mücadele edecek. Üzerine üzerine gelen Beşiktaş savunmasını hazırlıksız yakalamak için kontratak taktiği uygulayacak. Beşiktaş, 'yenilirsem havlu atarım' düşüncesinde olurken, F.Bahçe ise 'berabere kalsam şansım devam edecek, yenersem farkı açarım" mantığını sahaya yansıtacak. Beşiktaş için sahasında oynayacak olması elbette avantajı. Ancak ben soğukkanlı ve dikkatli olacak F.Bahçe'nin maçı kazanacağını düşünüyorum. İçime doğdu, skor da belli: 1-2.
İlker Ateş: 12 kişilik Beşiktaş
Beşiktaş kazanırsa yarışın ciddi favorilerinden biri olur. Kaybederse yarıştan kopar. Beşiktaş, Belediye yenilgisiyle büyük bir avantaj kaçırdı. Kaldı ki, F.Bahçe maçından sonra Sivas'ı da deplasmanda yenmek zorunda. F.Bahçe sistemi ve oturmuş kadrosuyla öne çıkıyor. Beşiktaş'ta ise bitmek tükenmek bilmeyen savunma hataları her maçta başına dert açıyor. Eğer Cisse ve Serdar Kurtuluş oynarsa Kartal maçı kazanacak duruma gelebilir. Saha ve seyirci avantajı da Beşiktaş'tan yana. Unutmamak gerekir ki Beşiktaş'ın seyircisi böyle maçları seyretmiyor, oynuyor. Yani ev sahibi takım maça 12 kişiyle çıkmak gibi bir avantaja sahip.
Gürcan Bilgiç: Kartal stres yapar
İnönü'de Beşiktaş'ın en büyük silahı puan olarak F.Bahçe'nin önünde olmasıydı, bunu son maçta kaybetti. Sahaya kazanmak zorunda olduklarını bilerek çıkacaklar. F.Bahçe de bu fırsatı değerlendirecektir. Beşiktaş'ın savunması malum. F.Bahçe'nin de geride boş alan bırakan takımlara karşı neler yaptığı biliniyor. Dengeleri bozacak tek şey Beşiktaş seyircinin Liverpool maçında olduğu gibi müthiş bir gün yaşaması olabilir. Ama ben gollü bir maç olacağını ve F.Bahçe'nin yenilmeyeceğini tahmin ediyorum. Elbette Delgado ve Alex takımları adına çok önemli oyuncular. İkisi de lider. İyi oynadıklarında sonucu değiştiriyorlar.
Turgay Demir: Chelsea ve Deivid
Kafasında Chelsea varken 'F.Bahçe, Beşiktaş maçına ne kadar motive olacak' bu sorunun cevabı çok önemli. Bana göre 90 dakika kıran kırana bir mücadele sarı-lacivertlilerin işine pek gelmez. Dolayısıyla F.Bahçe maçın başlarında bir gol atıp sonra mümkün olduğunca tempoyu düşürmek isteyecektir. Geçen sezon İnönü'de aynı taktikle kazanmıştı. Bunu bir kez daha başarabilirse puan alması mümkün olur. Deivid'in yokluğu F.Bahçe için çok önemli. Beşiktaş'ın bu avantajı iyi değerlendirebilmesi için orta sahada Alex'in rahat top kullanmasını da önlemesi gerekiyor. Bu taktirde Kartal'ın 3 puan alma ihtimali çok yükselecektir.
Murat Zorlu: Finallerin takımı
Zico'nun Deivid'in yerine kimi oynatacağı kilit nokta. Normalde Kazım'ı tercih eder. Ama bence Önder'in önünde Gökhan'ı kullanmalı. Böyle yaparsa hem Chelsea maçında oynayacak Önder'i hazırlamış olur, hem de hücuma yatkın olan Gökhan'ın bu özelliğinden faydalanır. Diğer tercih Maldonado- Selçuk ikilisi olabilir. Aurelio da Deivid yerine çekilir. Cisse oynamazsa Beşiktaş zorlanır. Çünkü Toraman orta sahada onun kadar, Baki veya Gordon da defansta İbrahim kadar verimli değil. Beşiktaş geride olduğu için stresli olacak. F.Bahçe böyle stresli ve final sayılacak maçları bu sezon çok oynadığı için daha avantajlı.
İskender Günen: F.Bahçe şanslı
Bu derbi diğer şampiyonluk adaylarını da ilgilendiriyor. Kabul etmek gerekir ki F.Bahçe gerek oyuncu bazında gerekse oyun bazında şampiyonluktaki rakiplerinden çok üstün bir takım. Beşiktaş maçında kendileri için büyük önem taşıyan Deivid'in oynamayacak olması en büyük dezavantajları. Beşiktaş ise kendi sahasında taraftarını arkasına aldığı maçlarda başarılı sonuçlar alan takım. Fakat savunmada bireysel hataları üst düzeyde olduğundan böylesi maçlarda sorunlar yaşayabilirler. Derbi maçlarının sonuçlarını kestirebilmek kolay değil. Ama kağıt üstünde baktığımızda F.Bahçe daha şanslı görünen takım. Üstelik puan olarak da İnönü'ye önde gitmesi avantajı.
Levent Tüzemen: Agresif kaybeder
Derbide stresli taraf Beşiktaş olacak. Çünkü kaybettiklerinde F.Bahçe'nin 5 puan gerisine düşecekler. Eğer F.Bahçe seyirci baskısından etkilenmez ve Şampiyonlar Ligi'ndeki Chelsea maçını düşünerek oynamazsa galibiyete yakın taraf olur. Yalnız Beşiktaş'ın bir başka özelliği saha içerisinde agresifliğin ötesinde kavga eder gibi oynaması. F.Bahçe bu tür sert mücadelelerden hoşlanmayan bir takım. Nobre'nin hırçınlığı, Lugano ve Edu'yu sinirlendirebilir. F.Bahçe, Beşiktaş'ın kavgacı oyun tuzağına düşerse sayısal olarak eksilebilir, derbiyi de kaybedebilir. Bu nedenle derbi tam anlamıyla taktik savaşı olacak. Ancak görünen F.Bahçe'nin artılarının daha çok olduğu.
Bülent Tulun: Hesabı kapatır
Beşiktaş'ın geçen yıldan kalan bir hesabı var. Geçen yıl F.Bahçe'yi yenseydi belki de şampiyon olacaktı. Büyük takımlar güç zamanlarında daha fazla konsantre olur. Bobo'nun atılması, son maçta Belediye'ye mağlup olması Kartal için pozitif sinerjiye dönüşür. F.Bahçe'nin aklı büyük ölçüde Chelsea maçında olacak. Derbide beraberlik büyük ihtimal. Ancak bir takım kazanırsa bunun Beşiktaş olacağını düşünüyorum. Bobo'nun olmaması Beşiktaş için çok büyük dezavantaj değil. Oysa Deivid'in olmaması F.Bahçe için dezavantaj. Çünkü Deivid bu sezon çok iyi oynuyordu. Kazım veya Ali Bilgin ya da kim oynarsa Deivid'in yerini dolduramaz.
İsmet Tongo: Favori kazanmaz
Görüntüde F.Bahçe favori. Daha derli toplu, daha iyi bir takım görüntüsü verdiği için. Ancak bu gibi maçların 'favorisi şudur' denilmiyor. Favori değil, o gün güçlü olan kazanıyor. Maç İnönü'de. Yani Beşiktaş'ın sahasında. Bu bir avantaj. Ama bu maçların adamı Bobo yok. Her şeye rağmen Beşiktaş'ı galibiyete yakın görüyorum. Eğer bir ikinci sonuç olursa o da beraberlik. Şimdi 'Beşiktaş'ı niye favori göteriyorsun' diyeceksiniz. Ben Beşiktaş'ın sahasında daha akılcı bir futbol oynayacağına inanıyorum. İki takımın oyun düzenine bakarsanız Beşiktaş'ın F.Bahçe'den tek farkı rakip sahaya yerleşmesi ve orada fazla kalması. Bu da gol atmak için büyük bir baskı kurması demek.
25 Mart 2008 09:53 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
futbol haberleri
,
ricardinbo beşiktaş fıfa'lık
,
rico
,
spor haberleri
Daha önce Ali Güneş, M. Doğan, Tigana ve Del Bosque ile FIFA nezdinde hesaplaşmaya girişen Beşiktaş yönetimi, dün alacaklarını isteyen Ricardinho’ya da “Git hakkını FIFA’da ara” dedi. Siyah-Beyazlı kulüpten 1 yıldır doğru dürüst para alamadığını ileri süren Brezilyalı oyuncu ise, “Paramı istedim diye kadro dışı kaldım” diye konuştu
Beşiktaş’ın başı yine dertte.. Geçen sezon başında büyük umutlarla Brezilya’nın Sao Paulo takımından tam 3.7 milyon euro ödenerek, “Alex’ten bile daha iyi” açıklamalarıyla transfer edilen, ancak hayal kırıklığı yaratmanın ötesinde önceki gün kadro bırakılan Ricardinho da FIFA’ya gidiyor.. Daha önce Ali Güneş, Mustafa Doğan, Tigana ve Del Bosque’nin FIFA’ya gitmesi nedeniyle hayli mali külfetle karşı karşıya kalan Beşiktaşlı yöneticiler, dün kendilerinden alacaklarını isteyen kadro dışı bıraktıkları Brezilyalı futbolcuya, “Git hakkını FIFA’da ara” yanıtını verdiler.
ZATEN ZARAR ETTİK
İKİ artı 1 yıllık bir sözleşmeyle transfer edilen Ricardinho’nun sözleşmesini fesh eden Siyah-Beyazlı yöneticiler, Brezilyalı oyuncudan yeteri kadar zarar ettiklerine inandıkları için başka ödeme yapmak istemiyor. Ricardinho ise, kadro dışı bırakılması nedenininin iddia edilenin aksine “farklı” olduğunu öne sürüyor. Bir dönem Brezilya Milli Takımı’nın da formasını başarıyla giyen yıldız oyuncu, “Beşiktaş’ta 1 yıldır alacaklarımı tahsil etme gibi bir sorunum vardı. Son 4 ayda bana bir dolar bile ödeme yapılmadı. Ben de geçtiğimiz hafta içerisinde yazılı başvuruda bulundum ve alacaklarımın ödenmesini istedim. Yöneticiler alacaklarımı ödeyecekleri yerde beni kadro dışı bıraktılar. Yani paramı istedim suçlu oldum” dedi. Dün avukatı Marcos Motta ile bir araya gelen Ricardinho, Beşiktaş Kulübü’ne bir ihtarname gönderdi. Brezilyalı futbolcu, Siyah-Beyazlı kulübü FIFA’ya şikayet edeceğini de söyledi.
25 Mart 2008 09:48 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
galatasaray
,
nonda'nın açıklamaları
,
spor
,
spor haberleri
ŞAMPİYONLUK yarışında kritik haftalara girilirken, sinirler de gerildi. Zirveye oynayan takımların oyuncuları, teknik ekip ve yöneticiler beyanatlarıyla gündeme otururken, bu sefer Shabani Nonda, Galatasaray’da su üstüne çıktı. Denizlispor maçında yedek soyunan ve oyuna sonradan giren Kongolu futbolcunun özellikle Hakan Şükür’ü hedef alan açıklaması herkesi şaşırtırken, yine başkan Adnan Polat ve yöneticilerin acil önlem almasına neden oldu.
Futbol şubesi sorumlularının, "Şampiyonluk yolunda kritik haftalardan geçiyoruz. Sakın havayı ve bizi üzecek bir şey yapma" uyarılarına rağmen Kongolu futbolcunun buna uymaması sonrası fatura hem kendisine çıktı, hem de takım arkadaşlarına.
Para cezası verilecek
Nonda’ya para cezası verileceği belirtilirken, dün Florya Metin Oktay Tesisleri’ne gelen şube sorumluları, yıldız oyuncunun sürpriz açıklamaları üzerine takımla toplantı yaptı.
Kritik bir viraja girdiklerini belirten idareciler, sezon sonuna kadar futbolculara röportaj yasağı getirdi. Oyunculara lig bitene kadar ’Konuşma’ yasağı getiren Galatasaray Yönetimi’nin maç sonlarında da yalnızca futbol şubesinin belirleyeceği 2 futbolcunun takım adına açıklama yapmasına izin verecek.
Bunu hak etmiyorum
Denizlispor maçında 80 dakikada kenarda oturan Shabani Nonda yedek kalmayı hala tahammül edemiyor. "Ben niye yedek kaldığımı haftalardır anlayamıyorum" diyen tecrübeli oyuncu, şunları söyledi:
"Bunun nedenini ben de merak ediyorum. Karl Heinz Feldkamp ve hocalarımla aramda hiçbir problem de yok. Onunla daha önce bu konuyu konuştum. Bana daha çok çalışmam gerektiğini söyledi. Ama çok orantısız şeyler var. Ben G.Saray takımının en çok gol atan oyuncusu iken bile sahada değil, yedek kulübesinde oturuyorum. Çok az şans buluyorum. Son dakikalarda kendimi göstermek zor oluyor. Bu konudan elbette ki rahatsızım. Bunu hak etmiyorum."