42 tane "spor haberleri" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)
"spor haberleri" tagli diger ogeler resimler
,
videolar11 Temmuz 2008 11:42 · ahmet.fatih1
· Etiketler
aurelio betis'te
,
bayram tutumlu
,
fenerbahçe aurelio
,
futbol
,
spor
,
spor haberleri
Fenerbahçe ile Menajer Bayram Tutumlu arasındaki tansiyon gittikçe yükseliyor... Mehmet Aurelio'nun Real Betis'e gitmesinde ön ayak olan Tutumlu'ya karşı Sarı-Lacivertli kulüp zehir zemberek bir açıklama yayınladı...
Sarı-Lacivertli ekibin resmi sitesinde yayınlanan açıklamada hayli sert ifadelerin kullanıldığı görüldü...
TUTUMLU GERÇEĞİ SÖYLEMİYOR...

Bugün tarihli Vatan Gazetesi'nde menajer Bayram Tutumlu'nun anlatımlarına dayalı bir haber yayınlanmıştır. Öğle saatlerinde Asbaşkanımız Şekip Mosturoğlu'nu arayan Bayram Tutumlu habere konu konuşmanın yapılmadığını, haberin yazarı ile aylardır hiçbir görüşmesinin olmadığını bildirmiş ve hatta haberin yazarına hakaret hamiz sözler sarf etmiştir.
Bunun üzerine Vatan Gazetesi Spor Müdürüne olay aktarılmış, kendisi de konuşmayı doğrulamış ve devamında Bayram Tutumlu'nun benzer konuşmaları spor dünyasından başka isimlere de yaptığını belirtmiştir. Bu isimlerle yapılan konuşmalarda da Bayram Tutumlu'nun bu tarz ifadeleri onlara da anlattığı teyit edilmiştir.
Yukarıda yaşanan diyaloglar söz konusu haberde Bayram Tutumlu'nun gerçeği söylemediğinin anlaşılması açısından son derece önemli olup, Bayram Tutumlu'nun kişiliği ile ilgili takdir kamuoyuna ait bulunmaktadır.
İSTESEDE SOYUNMA ODASINA İNEMEZ!
Bayram Tutumlu tarafından yapılan açıklamaya konu Bursaspor maçı sonrasında Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım şeref tribününden doğrudan yönetim locasına geçmiş ve kendisine verilmiş hak mahrumiyeti cezası sebebi ile girişi akreditasyonu gerekli kılan soyunma odasına uğramadan beraberindeki yöneticiler ile birlikte kulüp idari yönetim bölümüne geçmiştir. Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım kulüp başkanı olarak hangi şartlar altında soyunma odasına gireceğini samimi bir şekilde kamuoyu ile paylaşmıştır.
Samimiyetinin gereği olarak Başkanımız bu konuda her hangi bir açıklama mecburiyeti olmadığı halde eğer böyle bir durum söz konusu olmuş olsa idi bu iddiayı doğrulamaktan da asla çekinmezdi. Takımımızın diğer mensupları da bu hususu teyit edebilecek durumda olup, böyle bir olayın yaşanmadığı aşikardır.
KENDİ İMZASINI İNKAR ETTİ!
Öncelikle profesyonel futbolcumuz Mehmet Aurelio'nun transferi konusu bu gün ortaya çıkmış bir durum değildir. Bayram Tutumlu devre arasında arkadaşı Koeman'nın teknik direktörlüğünü yaptığı Valencia takımına futbolcumuzu götürmek istemiş ve bu şekilde haksız kazanç elde etmeye çalışmıştır. Bu durumun Valencia kulübü yetkilileri tarafından da anlaşılması üzerine söz konusu transferden vazgeçilmiştir. Bu aşamadan itibaren Bayram Tutumlu futbolcumuz için 3.000.000.- EURO ve kendisi için de 1.000.000.- Euro isteyerek uzlaşamaz bir tavır içine girmiştir. Ölçüsüz ve hukuksuz isteklerinin kabul edilmemesi üzerine altında kendisinin de imzası bulunan sözleşmedeki çift taraflı opsiyon hakkını kamuoyu önünde inkar etmiş, kulübümüz ve başkanımız hakkında asılsız ve yakışıksız iddialarda bulunmaya başlamıştır.
ADAM OLMANIN ŞARTI...
Gerek FIFA gerek TFF kurallarına göre sözleşmeye saygı temel prensiptir. Bu prensip aynı zamanda etik bir gerekliliktir. Halkımızca dile getirilen "sözünün eri" deyişi verdiği sözün ardında duran "adamlar" için kullanılan bir söz olup, sözleşmeye saygı prensibine eş değerdir. Yani Türk Halkının nezdinde verdiği sözü tutmak ve gereğini yapmak "
adam olmanın" bir şartıdır.
BAŞKA FUTBOLCULARI DA AYARTMAYA ÇALIŞTI
Bayram Tutumlu aynı tarihlerde sözleşmesi devam eden futbolcumuz Gökçek Vederson'u ve Devid de ayartarak benzer şekilde takımımızdan koparmaya ve Valencia'ya götürmeye çalışmıştır. Bu konuyu Sayın Şansal Büyüka ile yaptığı bir konuşmada da dillendiren Bayram Tutumlu Mehmet Aurelio'ya benzer şekilde bir başka futbolcumuzu da kulübümüzden koparacağını fütursuzca dile getirmiştir. Deivid ve menajerlerinin sözleşmeye saygı anlayışı karşısında emeline ulaşamayan Bayram Tutumlu bu kez takım kaptanımız Semih Şentürk'e yönelmiştir. Takım kaptanımız Semih Şentürk'ün avukatı Sayın Şenol Çilek ile devre arasında görüşen ve futbolcumuzun kulübümüz ile olan sözleşmesini uzatmamasını futbolcumuzu İspanya'ya götürebileceğini ifade ederek bu konuda ısrarlı olmuştur. Kaptanımız Semih Şentürk ve Avukatı Sayın Şenol Çilek'in sağduyusu ve olumsuz tavrı karşısında futbolcumuzun avukatına saygısızca davranmış ve fakat karşılığını fazlası ile almıştır.
FENERBAHÇE HAKKINI HUKUKLA ARAYACAK
Futbolcumuz Mehmet Aurelio ile kulübümüz arasında bir yıl süreli bir sözleşme ilişkisi halen mevcuttur. Türkiye Futbol Federasyonu da bu durumu teyit ve tasdik etmiştir. Futbolcumuz ile sürdürülen hukuki ilişki Türkiye Futbol Federasyonunun bu konudaki düzenlemelerine uygun bir idari işleme dayanmaktadır. Bayram Tutumlu (altında imzası bulunan sözleşmeyi inkar ederek) kulübümüze ait bir değeri adeta çalarak götürmektedir. Bayram Tutumlu'nun şu an içinde olduğu durum, ancak bu şekilde ifade edilebilir.
Tüm Fenerbahçeli taraftarlar ve spor kamuoyu bu durumu bilmeli ve yaşanan olaya bakış açısını bu şekilde genişletmelidir. Fenerbahçe Kulübü değerlerine uzanan elleri hukuk mercileri önünde kıracaktır.
Galatasaray Futbol A.Ş. genel müdürü Sayın Adnan Sezgin de geçtiğimiz günlerde Bayram Tutumlu'nun kural tanımaz tutum ve davranışlarından şikayetçi olmuş, bu konuyu Kulüpler Birliği'ne taşımış ve Bayram Tutumlu'nun Türkiye Futbol Federasyonu üzerinden FIFA ve yetkili mercilere şikayet edilmesi yönündeki düşüncesini bizimle paylaşmıştır. Biz de gelinen aşamada kural tanımaz tavır ve davranışları süreklilik haline dönüşen Bayram Tutumlu hakkında Türkiye Futbol Federasyonu'nu göreve davet ediyoruz.
MEHMET AURELİO'YA TEŞEKKÜR
Futbolcumuz Mehmet Aurelio'ya kulübümüze bu güne kadar yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür ediyor, kendisinden bu güne kadar kazandırdığımız maddi ve manevi değerlere uygun davranmasını beklediğimizi ifade ediyoruz. Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük kulüplerinden biri olan Fenerbahçe'den ayrılan bir futbolcunun yerinin eşdeğer yada daha yüksek bir yer olması gerektiğini düşünüyoruz.
BAYRAM TUTUMLU'YA MESAJ
Son olarak TV kanallarını dolaşan, sözleşmesi devam eden futbolcular ile ilgili sürekli transfer konuşmaları yapan, menajerliğini yaptığı futbolculara köle zihniyeti ile bakan ve kendi çıkarlarını temsil ettiği futbolcuların menfaatlerinin önünde tutan Bayram Tutumlu'ya attığı imzanın gereğini yapmasının "sözünün eri" olmanın bir gereği olduğunu hatırlatıyor ve kulübümüzün kapısının her zaman sözünün eri olan "adamlara" sonuna kadar açık olacağını ifade ediyoruz.
www.spormix.com www.spormix.com
03 Temmuz 2008 13:52 · ahmet.fatih1
· Etiketler
akinfeev galatasaray
,
futbol
,
galatasaray haberleri
,
spor
,
spor haberleri
G.Saray, Liverpool'un yedek kalecisi Charles İtandje'nin transferini askıya aldı, rotayı Akinfeev'e çevirdi. Fransız eldivenin 'uçuk' komisyon isteyen menajerlerine rest çeken sarı-kırmızılılar yeni arayışa geçerken, gündeme Rusya Milli Takımı'nın kalecisi İgor Akinfeev'in geldiği öğrenildi. Yönetimin, CSKA Moskova'da forma giyen 22 yaşındaki kaleci için menajerler aracılığı ile nabız yoklaması yaptığı bildirildi. EURO 2008'de Rusya ile başarılı maçlar çıkaran Akinfeev'in transferinde en büyük engel yüksek bonservisi.
AL HABSİ GELMEYE HAZIR
Kulübü ile 2011 yılına kadar sözleşmesi bulunan Akinfeev'in şartlar uygun hale getirilirse alınabileceği kaydedildi. Yönetim, Bolton'un yedek kalecisi Ali Al Habsi'yi de yedekte tutuyor. 27 yaşındaki Sudanlı kalecinin menajerinin sarı-kırmızılılara, "Oyuncum G.Saray'a gelmeye hazır. Bonservisimiz de uygun. İsterseniz görüşelim" dediği ifade edildi. Bu arada Cimbom'un teklifini geri çeviren İsveçli İsaksson, PSV ile 4 yıllık sözleşme imzaladı.
İGOR VLADİMİROVİCH AKİNEFEEV KiMDiR?
Doğum tarihi: 8 Nisan 1986
Doğum yeri: Moskova
Boy: 1.85
Mevki: Kaleci
Numarası: 35
Kariyeri: 115 maç
Milli takım: 24 maç
Kulübü: CSKA Moskova
21 Haziran 2008 07:45 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
spor
,
spor haberleri
,
türkiye yarı finalde
,
türkiye-hırvatistan maçı
Yine dünyaya kapak olduk... Öyle çılgın bir futbol oynadık ki yabancı ajanslar hem şaşkınlık hem övgü dolu sözler geçti. İşte dünya medyasına yansıyanlar;
ABD BASINI: VİYANA KUŞATMASI
Maçı ABD’de canlı olarak yayımlayan ESPN Televizyonu, karşılaşmanın bitiminde, ’’Viyana kenti, 1683’teki Viyana Kuşatması’ndan bu yana bu denli büyük bir mücadele yaşamadı’’ yorumunu yaptı.
Türkiye’nin, şampiyonada arka arkaya 3. kez bir mucizeyi gerçekleştirerek son anlardaki golleriyle maçların kaderlerini değiştirdiğini vurgulayan ESPN yorumcusu, ’’Türkler’in gücünü, cesaretini ve yorulmazlığını selamlıyoruz’’ dedi. ESPN, kaleci Rüştü Reçber’i maçın kahramanı olarak nitelendirdi.
BBC, "Türkiye nefes kesen uzatmaların ardından yediği golü hemen geri çevirdi ve penaltılarla da yarı finalde Almanya’ya rakip oldu" ifadeleriyle Türkiye destanını kullanıcılarına ilan etti.
GERİ DÖNÜŞÜN KRALI
Eurosport, "Geri dönüşün kralları Türkiye, yine yaptı" başlığıyla verdiği haberde, "Nefes kesen uzatma dakikalarında 119. dakikada golü yiyen Türkiye bu maçta da durmadı ve 120. dakikada kaydettiği golle maçı penaltılara taşımayı başardı. Penaltılarda üstün olan Türkiye yarı finalde Almanya’nın rakibi olmayı başardı."
HIRVAT RÜYASI BİTTİ
Channel 4 maçın hemen ardından manşetten verdiği haberde, "Türkiye Hırvat rüyasını bitirdi" başlığıyla Ay-Yıldızlı ekibimizin tarihi zaferini okuyucularına duyurdu.
Amerikan basınından Sports Illustrated ise maçın son düdüğüyle birlikte okuyucularına verdiği haberde, "Türkiye bir kez daha nefes kesen bir maçla tur atladı, Hırvatistan veda etti, Türkler yarı finalde Almanya’nın rakibi oldu" satırlarına haberinde yer verdi.
İtalyan basınından La Gazzetta dello Sport ise manşete taşıdığı haberinde, "Türkiye Hırvatistan’ı da geçti yola devam etti" derken "Terim’in öğrencileri uzatmalarda imkansızı başardı ve penaltılarla da işi bitirerek Almanya’nın rakibi oldu" ifadelerine yer verdi.
Brezilya’da da O Globo’nun manşetini süsleyen Ay Yıldızlı ekibimiz, "Türkiye mucizeyi gerçekleştirdi, maçı penaltılara taşımakla kalmadı yarı finali de kaptı" ifadeleriyle tebrik edildi.

20 Mayıs 2008 09:45 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
necati ateş beşiktaş
,
necati ateş galatasaray
,
spor
,
spor haberleri
Bonservisi Galatasaray’da bulunan Necati Ateş’ten, Beşiktaş’a mesaj... Sezon başında Feldkamp’ın isteğiyle gönderilen ve önce Ankaraspor’a, sonra Belediye’ye kiralanan golcü oyuncu gelecek yıl Beşiktaş’ta oynayabileceğini belirtti. Siyah-Beyazlılar, bonservis sorununu çözmesi durumunda transferin gerçekleşebileceğini Necati’ye iletti. Yıldız futbolcunun Adnan Sezgin’den bu konuda randevu aldığı bildirildi. Özellikle Sinan Engin’in çok beğendiği Necati Ateş, Belediyespor-Beşiktaş maçında attığı golle Siyah-Beyazlılar’a şampiyonluk yolunda ağır yara vermişti.
10 Mayıs 2008 09:40 · ahmet.fatih1
· Etiketler
beşiktaş sivok
,
beşiktaş transfer
,
futbol
,
futbol haberleri
,
kartal
,
spor
,
spor haberleri
BEŞİKTAŞ’ta Çek futbolcu Tomas Sivok’un transferi için düğmeye basıldı. Siyah beyazlı kulübün Başkanı Yıldırım Demirören ve iki yönetici, 24 yaşındaki Sivok’un transferi için dün akşam saatlerinde İtalya’ya gitti.
Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, yeni sezonda sistem ve taktiğinde önemli değişikler yapacağını belirterek Transfer Komitesi Başkanı Yıldırım Demirören, Genel Sekreter Kenan Öner, Asbaşkan Ertunç Soğancıoğlu, Levent Erdoğan ve menajer Sinan Engin’den Bebbe yanında savunmaya yönelik orta saha oyuncusu Sivok’un alınmasını istedi.
Bonservisi Udinese’de
Yıldız oyuncu ve büyük takımdan futbolcu alma yerine gelecek vaadeden futbolcuları kadrosuna alacağını ifade eden Sağlam dün yönetimle yaptığı toplantıda, "Sözümden dışarı çıkmayacak çalışkan oyuncular topluluğu istiyorum. Disiplinsizlik yapan oyuncu ile işim olmaz. Büyük takımlardan gelecek oyuncuyuda Beşiktaş’ta tutmak çok zor bir olay. Sivok Çek Cumhuriyeti’nin Euro2008 kadrosunda yer alacak önemli bir oyuncu" dedi.
İtalya’ya giden Demirören ile iki yönetici bugün Sparta Prag’da kiralık olarak oynayan, ancak bonservisi Udinese’de olan Sivok için İtalyan kulübü ile masaya oturacak. Başkan Demirören, Sağlam’ın tüm isteklerini yerine getireceklerini ve gelecek yıl savaşan bir ekip izleyeceklerine inandığını vurguladı.
Ertuğrul Sağlam, Ankaragücü’nün Kamerunlu futbolcusu Gustave Bebbe’nin İngiliz menajeri Brian Humprey’in, futbolcusunun Ankaragücü ile sözleşmesinin devam ettiğini unutup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile anlaşmasına tepki göstererek "Bebbe’yi iki yıldır almak istiyordum. Bebbe hem Türk vatandaşı hemde Türkiye şartlarını çok iyi biliyor" dedi. Sağlam, Sinan Engin’den Bebbe’nin işinin bir an önce bitirilmesini istedi.
04 Mayıs 2008 09:48 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
gs
,
spor
,
spor haberleri
,
ümit karan galatasaray
Gönüllerin şampiyonu’
Aslan'ın golcü futbolcusu Ümit Karan, ligin bitimine 2 hafta kala, şampiyonluk yarışından özel hayatına kadar çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. “Kupayı biz kucaklarız, ama gönüllerin şampiyonu Sivasspor olur” diyen tecrübeli oyuncu, “Büyük bir sürpriz yaptılar. Onları kutlamak lazım. Ama ligin bitiminde gülen taraf biz oluruz” ifadesini kullandı. Karan, Fenerbahçe’nin ise transfere büyük paralar harcadığını, ama bunun karşılığında çok kaliteli yabancılara sahip olduğunu söyledi.
‘Demek ki beğeniyorlar’
Roberto Carlos transferinin ciddi bir imaj başarısı olduğunu kaydeden Karan, “Dünyaya malolmuş bir futbolcu. Türkiye için de iyi bir reklam aracı. Bence çok kaliteli ve bir o kadar da mütevazı. Onun Türkiye’ye gelmesi bile büyük olay” diye konuştu. Sarı-Kırmızılı oyuncu, transferle ilgili olarak şunları kaydetti: “Ben Fenerbahçe ile anlaşmadım. Onlar sezon başında beni istedi, devre arasında ise Beşiktaş istedi. Bu çok normal, demek ki oynadığım futbol beğeniliyor...”
‘Bir dizide oynamıştım’
“Tam 8 yıldır Galatasaray’da oynuyorum. Futbolu bırakacağım takım Galatasaray olur. Takımımı seviyorum, taraftar da beni seviyor. Yüreğimle oynuyorum ve buradan ayrılmak istemiyorum; tabii kovulmadığım sürece... En büyük hayalim, futbolu bıraktıktan sonra Fatih Sultan Mehmet’in hayatını canlandırabileceğim bir filmde rol almak. Almanya’da 7 yaşındayken bir çocuklara yönelik bir dizide oynamıştım. Çok keyifliydi. 12 yıldır futbol oynuyorum, hiç havaya girmedim. Boş konuşmayı sevmem.”
18 Nisan 2008 09:00 · ahmet.fatih1
· Etiketler
beşiktaş haberleri
,
bjk
,
futbol
,
futbol haberleri
,
kartal
,
spor
,
spor haberleri
Beşiktaş'ta sezon sonunda büyük bir yaprak dökümü yaşanacak. Özellikle kulüpteki mali kriz yabancı futbolcuları huzursuz etmeye devam ediyor. Parasını alamadığı için kazan kaldıran ve süresiz kadro dışı kalan Ricardinho'dan sonra şimdi de Delgado ve Cisse takımdan gitmek için kolları sıvadı. maraton.com.tr'nin haberine göre 1 yıl daha sözleşmesi olmasına rağmen huzursuz olan Delgado gelen teklifleri değerlendirmeye başladı. Arsenal başta olmak üzere bir çok takımın gözdesi durumunda olan Arjantinli futbolcu yönetime, "Beni isteyen kulüpler var. Bırakın gideyim" dedi. Delgado'nun bonservisi Ülker'in elinde. Bu sezon başında transfer edilen Cisse de ülkesi Fransa'ya geri dönmeyi istiyor. Beşiktaş'ın en çok eleştirilen isimlerinden biri olan Fransız oyuncu taksitlerinin aksamasından rahatsız.
YERLİ İSİMLER DE VAR
Beşiktaş'tan gitmek için sezon sonunu bekleyen bir isim de Bobo.. Fransız ve Alman kulüplerin gözdesi olan genç futbolcu, bonservisinde indirim yaptırmak için bastırıyor. Kartal, Bobo için 9 milyon euro istiyor. Yerli oyunculardan ise Gökhan Zan, Yozgatlı ve Baki ile yolların ayrılması bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde "Paramı alamıyorum" diye açıklama yapan ve daha sonra bunu yalanlayan Gordon'un sözleşmesini de Beşiktaş fesh edecek
11 Nisan 2008 10:13 · ahmet.fatih1
· Etiketler
cimbom
,
futbol haberleri
,
galatasaray haberleri
,
galatasaray van gaal
,
gs
,
spor haberleri
AZ Alkmaar’ın başındaki Luis Van Gaal, öncelikle kimseyi işine karıştırmayacağını belirterek futbol takımı hakkında her konuda tam yetkinin kendisine verilmesini istedi. Sarı kırmızılı takımı başarıya taşıma adına çok iyi bir kadro kurmak istediğini belirten Van Gaal, transfer için külfetli bir mali bütçe isterken, kendi belirlediği isimlerin mutlaka takıma kazandırılması gerektiğini de belirtti.
Yetki pazarlığı
Hollandalı teknik adamın "Galatasaray Avrupa’da isim sahibi olmuş bir ekip. Başarı için Türkiye’ye gelebilirim. Ancak takımdaki değişim için transfer yetkisi ile gelmeliyim ki kendi modelimi uygulayayım. Belirlediğim isimler mutlaka alınmalı. Şu anki kadronun üzerine koyarsak Avrupa’da başarı gelir" dediği öğrenildi. Ünlü teknik adamın istediği yetki sınırları Galatasaray’da sıkıntı yaratsa da sarı kırmızılı yöneticiler, Van Gaal ile özellikle transfer bütçesi konusunda anlaşma zemini arıyor.
Laudrup ligi bekliyor
Sarı kırmızılı yöneticiler Van Gaal’a da bağlı kalmayarak Getafe’nin başındaki Michel Laudrup ile de temaslarını sürdürüyor. Ancak Laudrup’un da İspanyol ekibi ile kritik maçlara çıkarken isminin sürekli Galatasaray ile anılmasından rahatsızlık duyduğu belirtildi. G.Saray’ın resmi teklifte bulunduğu Laudrup’un menajeri Bayram Tutumlu’yu arayarak, "G.Saray ile ilgili konular artık bana zarar veriyor" dediği ortaya çıktı. Tutumlu da "İspanya Ligi bitmeden Laudrup ile konuşulmaz" dedi.
07 Nisan 2008 11:54 · ahmet.fatih1
· Etiketler
abdullah avcı galatasaray
,
futbol
,
galatasaray haberleri
,
spor
,
spor haberleri
Önce "Sezon sonuna kadar takımın başında ol" denilen Abdullah Avcı’ya daha sonra 2.5 yıllık sözleşme önerildi. Avcı teklife sıcak bakarken, son kararını bugün saat 13.00’te İstanbul BŞB Başkanı Göksel Gümüşdağ ile yapacağı toplantıda verecek.
GALATASARAY’da yolların ayrıldığı Kalli’nin yerine teknik direktörlük için Abdullah Avcı ismi ağırlık kazandı. Ligin devre arasında da gündeme gelen İstanbul BŞB’yi çalıştıran Türk teknik adam ile son 2 gündür temaslarını yeniden artıran G.Saray ile Avcı arasındaki pazarlık bugün sonuçlanacak. G.Saray’ın başta "Sezon sonuna kadar takımın başında ol, sonra yeni yabancı teknik adamın altında çalış" önerisini kabul etmeyen Avcı, daha sonra yeni bir teklif götürüldü.
Teknik direktör olarak 2.5 yıllık sözleşme önerilen Avcı, bu son teklife sıcak bakarken son kararını bugün İstanbul BŞB Başkanı Göksel Gümüşadağ ile yapacağı görüşme sonrası verecek. İstanbul BŞB Başkanı Gümüşdağ dün konuyla ilgili şöyle dedi:
Deschamps da listede
"Abdullah hoca ile sezon sonuna kadar sözleşmemiz sürüyor. Ancak G.Saray konusu oyuncularımıza da yansıyor. Bence Ankaraspor maçını da bu yüzden kaybettik. Bu iş yarın (bugün) saat 13.00’te yapacağımız toplantıda bitmeli. Ben puan toplamak istiyorum, bu karışıklık takımı kötü etkiliyor. Benimle de görüşmeler oldu. Ancak benim net bir açıklama yapmak için Abdullah Avcı ile görüşmem lazım. Avcı bizim için önemli ve değerli bir isim. Eğer o devam etmek isterse edeceğiz. Giderse de kendisine yardımcı olacağız." Abdullah Avcı yanında Michael Laudrup, Luis Van Gaal, Tardelli, Gouidolin gibi isimleri de listesinde bulunduran Galatasaray, halen boşta olan 39 yaşındaki Fransız Didier Deschamps’ı da adaylar arasına aldı.
30 Mart 2008 12:55 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
spor
,
spor haberleri
,
spor yazarları
KAZIM KANAT: 17 DAKİKA VARDI TESLİM OLDULAR
(SABAH)
Büyük derbinin özetinin özeti şudur: Beşiktaş sadece üç puan kaybetmedi, şampiyonluğu kaybetti. F.Bahçe üç puan kazanmadı, şampiyonluğun kapısını sonuna kadar araladı. Derbinin üç noktası çok önemliydi:
A-Zico'nun maç planlaması mükemmeldi. F.Bahçe, müthiş savunma yaptı. Kenarları kullanarak hücuma çıktı. İkinci yarıda farkı korumak yerine fark için savunmayı riske etti. Şentürk'ü alma kararı cesurcaydı.
B-Sağlam'ın ilk 45'teki planlaması hatalarla doluydu. Kötü savunma organizasyonu yapıldı. Hücuma üç oyuncu ile çıkarak (Holosko, Nobre ve Özkan) F.Bahçe'nin tuzağına düştü. Özellikle Üzülmez'in bölgesinin çöküşünü seyretti. İkinci 45'te ise Sağlam, Üzülmez'i oyundan alıp doğru yaptı. Ama yine de dengesiz hücum ve dengesiz savunmaya önlem almayarak yenilginin bir numaralı sorumlusu oldu.
C-Hakem Yıldırım'ın faul yorumları tek kelime ile felaket. MercimekKazım mücadelesindeki pozisyon, Kazım'ın lehine penaltı. Hakem Kazım'a faul verdi. Kazım'ın topu voleybolcu gibi tokatlaması da penaltıydı. (Yardımcı hakem Ulusoy ise gözünün önünde taca çıkan topa devam demesi ise felaketti!)
... Uzatmayla birlikte 17 dakika varken maçı ve şampiyonluğu bıraktı. F.Bahçe de Chelsea maçını düşünerek maçı bıraktı. Yoksa!..
GÜRCAN BİLGİÇ: ALEX'İN TAKIMI (SABAH)
Fenerbahçe, tüm önemli maçlardaki özelliğini hemen devreye sokarak, daha ilk dakikada İnönü çimenlerinde, "Burada iyi olan benim" mesajını verdi. Hem rakibine, hem de tribünlere bunu öyle bir hissettirdi ki, Beşiktaş'ta ne sahasında oynamanın avantajı kaldı, ne de galibiyetten başka skorun tatmin edemeyeceği anlayış farkı.
... Semih, Alex'e ikramını yaptı, kaptan da gerekeni..
Gökhan Gönül, Maldonado, Edu ve Volkan Demirel'in maçın Fenerbahçe adına önemli isimleri olduğunu da belirtmeliyiz.
Teknik direktör Zico takımının kalitesine inanıyor ve bunun sonuçlarını da elde ediyor. Chelsea maçı öncesinde, dünkü Kezman'ı izledikten sonra, Semih'e kulübede yer gösterirken bir kez daha düşünmeli.
AHMET ÇAKAR: PENALTI KAYNADI (SABAH)
Fenerbahçe, şampiyonluk yarışında en önemli engellerden birini aştı. Üstelik Beşiktaş gibi bir rakibi İnönü'de yenerek. Fenerbahçe hak etti mi? Anasının ak sütü kadar. Çok iddialı olacak ama Beşiktaş'ın gol dışında neredeyse çok önemli bir pozisyonu bile yok. 90 dakika maç neredeyse Fenerbahçe'nin kontrolünde geçti...
Maç boyu kötü oynayan Beşiktaş yenilmeyebilirdi. Eğer hakem Yunus Yıldırım hakemlik yapsaydı. Çünkü son dakikalardaki bir hava topu mücadelesinde Colin Kazım ceza alanında bariz şekilde elle oynadı. Çok açık bir penaltıydı. Ama Yunus Yıldırım görmedi.
Aslında dün gece hakem yönetimini hiç beğenmedik. Verdiği kartların yarısı yanlış. Ama yukarıda da belirttiğimiz gibi maça tesir eden en büyük hatası vermediği açık penaltı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: F.BAHÇE ZİCO'YA RAĞMEN KAZANDI (SABAH)
F.Bahçe çok önemli derbide Zico'nun çok büyük hatasına rağmen maçı kazanmayı bildi...
... Zico hiçbir şey yapmayan Kezman'ı sahada tutmaya devam ederken Uğur sakatlanınca Semih'i alıp tam bir harakiri yaptı. Halbuki o dakikada Kezman'ı da çıkartıp Semih ile birlikte Selçuk veya Ali Bilgin'den birini sahaya sürmesi gerekiyordu. Bu yanlışı değerlendiren Beşiktaş beraberliği sağladı. Ardından yaptıkları atak girişimi gol kokmaya başladı.
İşte bu olumsuz ortamda Alex-Semih işbirliğiyle başlayan bir atakta Semih'in mükemmel asistiyle F.Bahçe skor avantajı yakaladı. O anda da Zico nihayet uyanıp Kezman'ı çıkarınca Semih'in de başarılı nokta santrfor icraatlarıyla oyuna hakim olup geride sıkıntı yaşamadan başka pozisyonlar bularak maçı bitirdi. Maç eksikliğine rağmen böyle bir derbide sorumluluk alan Maldonado futbol bilgisiyle ve basit oyunuyla takımına katkı sağladı.
LEVENT TÜZEMEN: KALİTE FARKI (SABAH)
Oyunun bu kadar çok durduğu bir derbi izlemedim. Kağıt üzerindeki favori Fenerbahçe derbiyi kazanarak Beşiktaş'ı yarıştan uzaklaştırdı. Maç öncesi iki teknik adamın yorumunda Zico, "Kazanmaya gidiyoruz" derken, Ertuğrul Sağlam da "Kaybetsek dahi yarıştan kopmayız" açıklamasını yapmıştı.
Sağlam'ın bu olumsuz açıklaması takımına da yansıdı ve ilk yarı sahada pozisyon üretemeyen, ayağa iki pas yapamayan, acemiler mangası gibi bir Beşiktaş vardı...
SELÇUK YULA: HAKLI GALİBİYET (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe bu galibiyeti kesinlikle hak eden taraf oldu. İstediği zaman tempoyu yükseltti, istediği zaman Chelsea maçını düşünerek tempoyu indirdi, istediği zaman da golü bulan taraf oldu. Beşiktaş'ın 3 puana daha çok ihtiyacı vardı. O yüzden de hepimiz siyah-beyazlıların oyuna daha hızlı ve istekli başlayacağını zannediyorduk.
Planda aksayan tek taraf, ikinci golün bulunamaması oldu. Fenerbahçe golden sonra kabuğuna çekildi. Beşiktaş'ın üstüne gelmesini bekledi. Top Beşiktaş'ın ayağında daha fazla dolaştığı anlarda gene pozisyonlar bulan Fenerbahçe oldu ama ikinci gol gelmedi. İlk 45 dakika böyle bitti.
Neticede Fenerbahçe, Beşiktaş'ın şampiyonluk umutlarını başka bahara atarken, Chelsea için de büyük moral depoladı. Bir de şuna dikkat: Alex kornerleri atamıyor, çünkü polislerden yer yok. Alex kornerleri atamıyor, çünkü her gitiğinde kafasına bir şeyler yiyor. Ne yapmak isteniyor, anlamıyorum. Bu çocuk birkaç gün sonra ülkemiz için çok büyük bir sınava çıkacak. Sahada sakatlanmadı da saha dışında mı sakatlansın! Hiç mi düşünülmüyor?
İLKER ATEŞ: KAPASİTE BU! (FOTOMAÇ)
İlk golü atanın kazanmaya yakın olacağını söylemiştik. Aynen öyle oldu. Fenerbahçe golü beklediğinden de erken bulunca Beşiktaş'ın ilk yarıda kafası karıştı. Koskoca 45 dakika adeta bozuk para gibi harcandı. Delgado'nun uzaktan attığı bir şut dışında Beşiktaş, Fenerbahçe kalesini yoklamayı bile başaramadı.
Beşiktaş asıl çöküntüyü sol kanadında yaşadı. Tello ve İbrahim bu kulvarda Fenerbahçe'nin Gökhan ve Kazım'la gelen atakları karşısısında perişan oldu. Zaten Alex'le gelen ilk gol bir sağ taraf bindirmesinin sonucuydu. Beşiktaş'ın savunma kapasitesi bu kadar. Yine bir yan topta herkes seyredince Rüştü topu ağlarında gördü. Baki bir felaket. Böyle bir oyuncunun Beşiktaş'ta oynaması herhalde bir yönetim fiyaskosu olmalı. Ne kafa topu alabildi, ne doğru dürüst top kullanabildi.
İki haftada altı puan kaybeden bir takımın artık şampiyonluğu mucizelere kaldı. Ligin boyu kısaldığına göre bu mucizenin gerçekleşmesi çok zor. Fenerbahçe profesyonelce oyundan vakit çalarak Beşiktaş'ın tüm umutlarını söndürdü. Şampiyonluk başka bahara.
TURGAY DEMİR: BEKLENEN UYKU! (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe'nin, Chelsea maçını da düşünerek gücünü ekonomik kullanacağı ve ilk 20 dakikada bir gol bulmaya çalışacağı belliydi. Aynen de öyle oldu. Ne var ki herkesin bildiğini Beşiktaşlı oyuncular da, teknik adamlar da pek önemsemediler. Beşiktaş gerekirse Toraman ve Cisse'ye çift ön libero oynatıp, Fenerbahçe'nin planlarını suya düşürmeliydi. Bunu yapmadılar.
Aradığı golü Alex'le bulan Fenerbahçe için artık zaman çalmak ilk hedef olmuştu. Yere yatan sedye görmeden kalkmazken, taç atışları merasimle kullanıldı. Volkan da aynı şekilde her aut atışını törene çevirdi. Hakem Yunus Yıldırım'ın buna karşılık yaptığı tek şey seyretmekti. Tüm bunların yanı sıra asıl zaman hırsızı ise Alex'ti. Sahaya konfeti atılsa yere yattı, korner atışlarında tek kelimeyle tiyatro oynadı. Evet bunlar belki profesyonellikti ve galibiyete giden her yol mübahtı birilerine göre.
Sonuç olarak Fenerbahçe kendi planını uyguladı ve şampiyonluk yolunda altın değerinde üç puan aldı. Beşiktaş ise sağır sultanın bildiği Fenerbahçe taktiğine karşı hiçbir tedbir alamamanın bedelini bana göre şampiyonluk yarışına veda ederek ödemiş oldu.
NECATİ BİLGİÇ: ÜÇ YILDIRIM (FOTOMAÇ)
Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın İnönü Stadı'ndaki yılın en önemli derbisinde geceye imzasını vuran üç Yıldırım vardı. Birincisi Fenerbahçe takımının bu kadar güçlü olmasında payı olan başkan Aziz Yıldırım, ikincisi maça getirdiği kızıyla uğur yaparak galip geleceğini sanan Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, 3.'sü de Kartal'ı berabere getirmek için elinden geleni arkasına koymayan Baki'ye kırmızı kartını çıkarmayan, penaltıları es geçen maçı bu yılın rekor uzatmasıyla 98 dakika oynatan güya FIFA kokartlı hakem Yunus Yıldırım.
İlk yarının bu şekilde biteceği sanılırken dün özellikle ilk yarıda Beşiktaş'ın sol kanadını dağıtan Kazım'ı Baki'nin yaka paça indirmesinde aleyhine çalınan faule herkes şoke oldu.
KORKUT GÖZE: İKİ RUHLU! (HÜRRİYET)
OLACAK iş mi, bir derbi böyle mi oynanır...! Ve kenar yönetim İnönü'de bir derbiyi böyle mi yönetir...
1.70 boyundaki Alex girip kafayı vuruyor, 1.90'lık Gökhan Zan ile Baki Mercimek sanki birer seyirci. Colin Kazım, sağ kulvarı bir otoban gibi kullanıyor. Arkadan gelen Gökhan Gönül deparları ile İbrahim Üzülmez-Tello ikilisini silindir gibi eziyor. Ortalar, şutlar gırla gidiyor. En ufak bir önlem gelmiyor kenardan...
Orta saha yolgeçen hanı! F.Bahçe bu geniş alanda şov yapıyor. Top gezdiriyor, oyun kuruyor. Gönlünce dolaşıyor!
Bir Allah'ın kulu çıkıp da F.Bahçe'nin bu alandaki egemenliğine isyan etmiyor.
Bir derbi böyle mi oynanır. Bir derbi böyle mi yönetilir!
Devre arasında İsmail Er sordu... Beşiktaş'ın en iyisi kim?
Parmağımla işaret edeceğim tek adam bulamadım. Bir derbi böylesine duygusuz oynanır mı... Tribünlerin yırtınması, bağırması ve coşkusu da boşuna. Sistemsiz-plansız bir takım ne yapabilir. Silahlarını nasıl ateşler!
Her neyse, bazen iyi oyun da kazanmak için yeterli olmuyor.
Eğer Alex gibi bir adamın yoksa, hüsran her zaman kapını çalabilir!
ERMAN TOROĞLU: FENERBAHÇE BİR ADIM ÖNDE (HÜRRİYET)
Sarı lacivertlilerin bir avantajı da takımda oynayan oyuncuların yerlerinde fazla değişiklik olmaması. Beşiktaş'ı düşünün, geri dörtlüsüne bakın, her maçta değişik çorba gibiler. İbrahim Toraman, sağbek oynadı, çift santrhaf oynadı, ön libero oynadı. Dönüyorsunuz Baki, geri dörtlünün her yerinde oynadı. Bu kadar çok adamın oynadığı yerde eğer takımı teknik adam olarak standart hale getirememişsen baş sorumlu sensin. Sarı lacivertlilerin Şampiyonlar Ligi'nde oynaması, psikolojik olarak ve fiziksel olarak diğer takımların üzerinde etkili oluyor. Alex, yine takımının her şeyi. Hem oynuyor, hem oynatıyor.
Bu maçtan sonra klasik bir laf var ya; Artık önümüze bakalım diye. Fenerbahçe, önüne bakacak da Beşiktaş nereye bakacak bilemiyorum.
CAN BARTU: ALEX FARKI (HÜRRİYET)
Fenerbahçe ilk yarı çok iyi mücadele etti. Çabuk ve süratli oynadılar, istediklerini yaptılar. Alex, akıl dolu bir gol attı, takımını öne geçirdi. Bu golde Beşiktaş defansının büyük hatası var. Gökhan, Cisse ve Baki gibi üç uzun adamın arasından Alex kafayı vurdu, Rüştü'yü avladı. Şampiyonluğa oynayan bir takım böyle gol yerse sonucu hüsran olur.
Beşiktaş, mutlak kazanmak zorundaydı. Olmadı ve lider F.Bahçe'nin 5 puan gerisine düştü. Üst üste iki yenilgi aldılar. Moral olarak çöktüler. F.Bahçe'yi devirselerdi, avantajlı konuma geçebilirlerdi. Son dakikalarda Ali Bilgin ile F.Bahçe o kadar net pozisyon buldu ki, o topun kaleye girmemesi mucize. Bomboş kaleye golü atamadı.
Böyle bir futbolcu F.Bahçe'de forma giyiyor. Olacak iş değil. Fenerbahçe, seyirci baskısından etkilenmiyor. Tecrübeli oyuncuları var. Kötü oynasalar bile sahada rahat hareket edebiliyorlar. Sarı lacivertliler, iyi oynadığı zaman bu ligin iki gömlek üzerinde bir takım. Özellikle de süratli ve çabuk oynadığında.
Dün gecenin kahramanı tartışmasız Alex'ti. Attığı iki golle büyük bir zaferi getirdi takımına. Onun dışında da F.Bahçe'de ön plana çıkan başka futbolcu yoktu.
RIDVAN DİLMEN: FENER HAK ETTİ (MİLLİYET)
Dakika 3. Fenerbahçe'nin Beşiktaş'tan daha oturaklı bir ekip olduğu, daha iyi oyunculardan kurulu bir takım olduğu hemen ortaya çıktı. En önemlisi de sistemine sadık, pozisyon almasını daha iyi bilen bir takım görüntüsü veriyordu.
Beşiktaş, 1-1'i yakaladıktan sonra kazanabilirim ümidini yaşarken, kontrolü bilmediği için kontra yedi. Semih, Gökhan Zan ile bire bir kaldığında Nobre'nin Alex'i düşürmesine avantaj uygulayan Yunus Yıldırım golü getirdi. Zaten çok formda ve istekli olan Alex yerden kalkarak pozisyonu takip etti ve Fenerbahçe'yi yine öne geçirdi.
Oyunun devamında demoralize olan Beşiktaş takımını, Fenerbahçe ayağa paslarla daha fazla demoralize etmeye çalıştı. Baktığımız zaman sabaha kadar oynansa Fenerbahçe'nin en azından kaybetmeyeceği gözüküyordu.
Sonuçta birbirine çok alışık, derbilerde ve Avrupa'da sistemiyle doğru işler yapan Fenerbahçe takımı, stres altındaki Beşiktaş'ı hak ederek yendi.
Hakem Yunus Yıldırım müthiş güzel bir maç yönetti.
Mustafa denizli: Hatırlarda kalacak... (milliyet)
Bir hafta önce Beşiktaş puan farkıyla ligin lideriydi. Oynanan 2 maçtan sonra ise liderin 5 puan gerisinde...
Bu kadar kritik haftaların yaşandığı ligde Beşiktaş lideri yenip, liderliği yakalama şansı varken, enteresandır oyunda düşünülen tempoyu, baskıyı 45 dakika ortaya koyamadı. Gol pozisyonu fazla olmayan maçta oyunun kaderini kritik top kayıpları belirledi.
İlk yarıda yardımcı hakemin verdiği çok kritik bir karar vardı. Kazım, Fenerbahçe'yi atağa çıkarıyor, ama muhtemelen topu taç çizgisinin dışından alıyor. Bu top kesilip, Beşiktaş atağına dönüşüyor. Topla son oynayan Delgado. İstediği pası yapabilse belki Beşiktaş öne geçecek, ama top kaybı Fenerbahçe kontratağına dönüşüyor. Tekrar Kazım'la buluşan top Fenerbahçe'nin golünü getiriyor.
Bu sadece maçı değil, belki şampiyonluğu da kaybettiren bir atak oldu. Esasında derbi için mükemmel bir ortam vardı. Bütün şartlar futbol için müsaitti. Oyun içinde sevimsiz hareketler olsa da hatırlarda kalabilecek bir derbi oldu. Bu derbi hatırlarda kalacak, ama Beşiktaş'ın şampiyonluğu kaybettiği bir maç olarak...