23 Kasım 2008 23:12 · ahmet.fatih1
· Etiketler
beşiktaş
,
futbol
,
giuinti
,
guinti
,
spor
,
spor haberleri
www.spormix.com
İşte Zaman Gazetes'nin Guinti ile yaptığı röportaj..
Uzun yıllar sonra seni görmek çok güzel. İtalya’da şimdi neler yapıyorsun?
Hiçbir şey yapmıyorum (gülüyor). Artık hazır para yiyorum. Bu sene futbolu bıraktım. 37 yaşına geldim ve kendi kendime ’artık yeter’ dedim. Şimdi ailemle vakit geçiriyorum. Çocuklarıma ve eşime daha fazla zaman ayırıyorum.
Senden sonra Beşiktaş’ta iyi bir ön libero göremedik. Senin boşluğun hâlâ dolmadı...
Türkiye’de birçok futbolcu, küçük yaştan itibaren golcü olmanın hayalini kuruyor. Herkes forvet olmak istiyor. Bir an önce golcü olup çok para kazanmak istiyorlar. (gülüyor) Beşiktaş’ta çok iyi forvet oyuncuları vardı. Ama Lucescu, defansa çok önem verirdi. Ve hep defansın sağlam olmasını isterdi. Ben de bana verilen görevin en iyisini yapmaya çalıştım.
Takımda, ’işte bu gerçek bir yıldız’ dediğin Avrupa çapında oyuncu var mıydı?
Sergen Yalçın... İnanılmaz bir yetenek, fantastik bir yıldız, çok etkilendim.
Sergen, koşmuyor diye eleştiriliyordu...
Hayır, Sergen koşmuyor deniliyordu ama bence koşuyordu. Ona haksızlık ediyorlar. Hayatımda gördüğüm en teknik futbolcuydu. Eğer Sergen, İtalya Serie A’da oynasaydı bence bir dünya yıldızı olurdu. Peki Sergen şimdi ne yapıyor?
Bir spor kanalında yorumculuk yapıyor (NTV Spor). Maçların kritiğini yapıyor ve futbolcuları eleştiriyor.
Ooo... İnanamıyorum, Sergen Yalçın da gazeteci oldu öyle mi? (gülüyor)
Ahmet Dursun’la kavga ettik!
Ahmet Dursun’la bir kavganız olmuştu. Size falçata fırlattığı iddia edilmişti?
Antrenmanda yaşadığımız bir anlık tartışmaydı. Daha önce aramızda bir sorun da yoktu. İkimiz de Akdenizliyiz tabii, sinirlerimize hakim olamıyoruz, çok hırslıyız. Ama sonrasında tatlıya bağladık, birbirimizden özür diledik.
Beşiktaş’ta hiç unutamadığın maç hangisiydi?
Galatasaray’la evimizde oynadığımız şampiyonluk maçını unutamıyorum. Ligin bitmesine bir hafta kalmıştı. Galatasaray’ı Sergen’in attığı golle 1-0 yenerek şampiyonluğumuzu ilan etmiştik. Müthiş bir duyguydu. Bir de devre arasında ilk geldiğim maçta Kocaelispor’a atığım golü unutamadım.
Beşiktaş’ın 101. yılında da şampiyonluğa koşuyordunuz. F.Bahçe ile aranızda 8 puan vardı. Ve bir Samsunspor maçı oynandı, 5 futbolcu kırmızı kart gördü. O maçtan sonra dağıldınız. Takım neden kendini toparlayamadı?
Ben o maçta en çok kendi arkadaşlarıma kızdım. Maçtan önce, Samsunsporlu oyuncuların provoke edeceğini tahmin etmiştim. Arkadaşlarımı da uyardım; ancak kimse beni dinlemedi ve bu tuzağa düştü. ’Seyircinin galeyanına gelmeyin, onları unutun’ dedim. Fakat amatörce davrandılar. Samsunspor maçını kendi kusurlarımız yüzünden kaybettik. İlhan Mansız’ın devre arasında Japonya’ya gönderilmesi de çok büyük bir hataydı. Onun yeri daha sonra doldurulmadı.
Beşiktaş’a bir komplo mu kurulmuştu peki?
Samsunspor maçında suç bizim arkadaşlardaydı; ama sonraki maçlarda garip şeyler oldu. Galiba, gizli bir güç Beşiktaş’ın ikinci kez şampiyon olmasını istemiyordu. Gazetelerde de çıkan yorumlardan bunu anlıyordum.
Özellikle bu maçın Lucescu’yu çok etkilediğini biliyoruz. Sen ne düşünüyorsun?
Evet, Mircea Lucescu da fazlasıyla etkilendi. Onun ve futbolcuların çoğunun aklı bu maçta kaldı. Ve her maça yine bir şeyler olacak stresiyle çıktık.
Yani krizi yönetemediler, öyle mi?
Samsun maçından sonra kaos ortamı oldu. Herkes birbirini suçlamaya başladı. Futbolcu kendi arkadaşı hakkında konuşuyor, yöneticiler de birbirinden farklı açıklamalar yapıyordu. Şampiyonluk da böyle kaybedildi işte. Tek bir vücut olmamız lazımdı, başaramadık.
Türkiye’de her antrenör istifasında Lucescu’nun adı gündeme geliyor. Lucescu’yu vazgeçilmez kılan ne?
Bence şampiyonluğun ana aktörü Mircea Lucescu’ydu. Avrupa futbolunu iyi bilen, zeki ve çalışkan bir hocaydı, özellikle İtalyan futbolunu Beşiktaş’a çok iyi entegre etmişti. Beşiktaş’a Avrupa mantalitesini yerleştirdi. Şampiyonlukta Lucescu’nun büyük emeği olduğunu düşünüyorum. Şampiyonluğun sırrı Lucescu’nun verdiği taktiklerde saklı. Her futbolcuyla tek tek ilgilenir, rakip takımların videosunu bize izlettirir, sonra hepimizden yorum alırdı. Futbolcuları nasıl motive edeceğini iyi bilirdi.
Baba ocağında yaşıyor
Giunti, futbola doğduğu kent olan Perugia’da başladı. Milan, Brescia, Bologna ve Chievo gibi kulüplerin formasını giyen 37 yaşındaki oyuncu, 2. Lig ekibi Treviso’da futbolu bıraktı. Giada Giunti ile evli olan İtalyan yıldız, babasının kasabası Citta di Castello’da yaşıyor.
GİUNTİ’NİN PROFESYONEL KARİYERİ
Yıl Kulüp Maç Gol
1991-1997 Perugia 166 24
1997-1998 Parma 15 0
1999-2001 Milan 54 1
2001-2002 Brescia 27 2
2002-2004 Beşiktaş 40 1
2004-2005 Bologna 23 2
2005-2007 Chievo 37 0
2008 Treviso 3 0
Beşiktaş, paramı 2,5 yıl sonra ödedi
Paranı alamadığın ve Beşiktaş’la dargın ayrıldığın konuşuluyordu. Tayfur Havutçu’nun da jübilesine gelmemiştin...
Evet öyle bir sorun yaşadım. Son ödememi, yani 275 bin doları iki buçuk yıl sonra aldım. 100. yıl şampiyonluğu için tüm gücümü ortaya koyarak mücadele etmiştim. Ancak onlar paramı 2,5 yıl sonra benim zorlamamla ödediler. Biraz üzüldüm tabii. Şimdi bir sorun yok, kimseye küs değilim. Tayfur’un jübilesine gelmeyi çok istedim; ama kulübümün kamp programının değişmesi üzerine gelemedim. Tayfur’u da arayıp özür diledim.
Taraftar seni çok sevmişti. Neden gittin?
Beşiktaş’la iki yıl daha sözleşme imzalamaya hazırdım. Yönetici Erdil Arpacı ile her konuda anlaşmıştık. Ama Lucescu’nun Beşiktaş’tan ayrılmasıyla bu kararımdan vazgeçtim. Beşiktaş’la olan en önemli bağım Lucescu’ydu. O kopunca ben de koptum. Beşiktaş taraftarının yeri, benim için çok özel. İtalya’da Milan’da bile o kadar ateşli taraftar görmedim. Beşiktaş taraftarı beni seviyorsa bu benim için büyük gururdur.
Şimdiki Başkan Yıldırım Demirören ya da eski başkan Serdar Bilgili’yle görüşüyor musun?
Hayır, ikisiyle de hiçbir temasım olmadı. Ne onlar beni aradı ne de ben onları. Beşiktaş’ta eski tercüman Sinan Serhatlıoğlu, eski yönetici Erdil Arpacı ve Lucescu ile görüşüyorum.
Beşiktaş taraftarına mesajın var mı?
İstanbul’da hayatımın en güzel günleri geçti. Eşim ve benim için güzel günlerdi. Şimdi üç yaşında bir oğlum var ve yurtdışına çalışmak için çıkamam. Beşiktaş’a karşı bir küskünlüğüm yok. Beşiktaş taraftarı 90 dakika boyunca susmayan, muhteşem bir taraftar. İtalya’da taraftarlar bir maç öncesinde, bir de gol atılınca tezahürat yaparlar. Beşiktaş taraftarı ise maçta hiç susmuyordu. Beni unutmasınlar, onları çok seviyorum.
İki yıl boyunca Sinan Engin’le iki kelime konuşmadık
Sen oynarken menajer Sinan Engin’di. Fakat yabancı futbolcuların Engin’le sorun yaşadığı konuşuluyordu. Olayın iç yüzü neydi?Sinan Engin’in sadece takımın menajeri olduğunu biliyordum. Ama ne İngilizce ne de İtalyanca biliyordu.
Dolayısıyla onunla bir bağlantım yoktu. Engin takımda sadece Türk futbolcularla konuşuyordu. Bize karşı soğuktu.
Tercüman yok muydu?
Bir tercüman vardı. Ama onu çok fazla kullanmıyorlardı. O yüzden benim Sinan Engin’le hiç diyaloğum olmadı. Yani iki yıl Beşiktaş’ta oynadım toplam iki kelime konuşmadık. (gülüyor)
Biraz da Milan’ı konuşalım. 1999-2001 yılları arasında Milan’da oynadın. Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray ile tarihî bir maçınız vardı...
1999 yılındaki o maç benim kariyerim için en önemli maçtı. Çünkü Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk ve tek golümü o maçta atmıştım. Galatasaraylılar için rüya gibiydi ama bizim için tam bir kâbustu. 86. dakikaya kadar 2-1 öndeydik. Sonra Hakan Şükür’ün golüyle beraberliği yakaladılar. Uzatmalardaki penaltıyla da Galatasaray inanılmazı başardı ve bizi 3-2 yendiler.
Milan, ondan sonra bir çöküş yaşadı...
Milan, Avrupa’nın en organize kulübüdür. 1999’daki krizi çabuk atlattılar. Berlusconi, Milan’da ne derse o olur. Ve Berlusconi’nin başarısızlığa asla tahammülü yoktur. Fatih Terim’i de o yüzden göndermişti. Kulübün kazanması, şampiyon olması için elinden ne gelirse yapar. (İmalı bir şekilde gülüyor)
Kaynak:Zaman
www.spormix.com
01 Kasım 2008 22:09 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
ronaldo
,
ronaldo transfer
,
spor
,
spor haberleri
Ocak ayı bekleniyor
İngiltere Premier Ligi’nde ve Avrupa’da geçen sezona damgasını vuran Manchester United’ın Portekizli futbolcusu Cristiano Ronaldo için, ezeli rakibi Manchester City çıldırdı... City’nin sahibi Abu Dhabi United Grup’un, Ronaldo’yu Ocak ayında kadrosuna katmak için United’a tamı tamına 135 milyon Pound (350 milyon YTL) teklif etmeye hazırlandığı iddia edildi. Arap şirketi Abu Dhabi, Mavi-Beyazlılar’ı satın aldıktan sonra Real Madrid’den Robinho’yu 33 milyon Pound’a Chelsea’nin elinden kapmıştı.
‘Yine çok atarım...’
FIFA’da Yılın Futbolcusu ödülünün favorilerinden biri olan 23 yaşındaki yıldızı ise Kırmızı Şeytanlar’ın bırakmaya niyeti olmadığı belirtildi. Geçen sezon toplam 42 gol atarak tartışmasız dünyanın 1 numaralı ismi olan Ronaldo, aynı performansı bu yılda gösterebileceğini söyledi. Kendisine olan güveninin başarıyı getireceğine inandığını ifade eden golcü futbolcu, “Tekrar 42 gol atmak zor ama imkansız değil. Takım arkadaşlarım sayesinde aynı başarıyı tekrarlayabilirim” dedi.
Fanatik
www.spormix.com
12 Ekim 2008 06:19 · ahmet.fatih1
· Etiketler
fb
,
futbol
,
lucescu fenerbahçe
,
spor
,
spor haberleri
Lige 6 maçta 4 yenilgi ile başlayan, Şampiyonlar Ligi'nde de iki maçtan bir puan çıkarabilen Fenerbahçe'de teknik direktör Aragones'in geleceği tartışılırken gözler de yönetim kurulunun yarınki toplantısında... Toplantıda İspanyol teknik adamın durumunun da masaya yatırılması; hoca değişikliği ya da üzerine bir menajer ataması yapılması değerlendirilecek. Bu arada yeni teknik adam olarak ismi geçen ve "Şu anda Fenerbahçe'de çalışmak istiyorum. Çok büyük bir camia ve önemli hedefleri var" açıklamasıyla adeta mesaj gönderen Mircea Lucescu için ilginç bir iddia ortaya atıldı. Reha Muhtar, Vatan Gazetesi'ndeki yazısında Lucescu'nun Ahmet Çakar'ı ziyareti sırasında F.Bahçe için "Mafya yöntemleri kullanarak biri G.Saray'da, biri Beşiktaş'ta iki şampiyonluğumuzu gasp ettiler" dediğini yazdı. Muhtar, "O zaman bu sözleri söylediğiniz F.Bahçe'nin başkan ve yönetimiyle bugünkü başkan ve yönetimi hemen hemen aynı" ifadesini kullandı. İddiayı yazarımız Ahmet Çakar'a sorduk.
ÇAKAR: HEPSİ DOĞRU
* Sayın Muhtar'ın bahsettiği ziyaret doğru mu; ne zaman oldu? Nisan ayıydı sanırım. Vurulmamın üzerinden iki ay geçmişti. Lucescu, tercümanı Sinan, Reha Muhtar ve Serhat Ulueren bana geçmiş olsun ziyaretine geldiler. Serhat fazla kalamadı, gitti. İki saat civarında bende kaldılar ve çok ilginç şeyler konuştuk.
* F.Bahçe için neler konuşuldu?
Prensip olarak evimde yapılmış konuşmayı ben yazmam. Ama Reha Muhtar bunları yazmış. Yazdıklarının hepsi doğru. Hatta eksiktir bile. Reha'nın yazdıkları, konuşulanların yüzde 30'u bile değil. Aslında yazmadığı ama konuşulan o kadar gizli ve tarihi konular var ki... Ama bunlar benim evimde geçtiği için şimdilik anlatmayı ve konuşmayı düşünmüyorum.
SALDIRIYORDU!
* F.Bahçe yönetimine doğrudan suçlamaları oldu mu?
Elbette... Özellikle Aziz Yıldırım'ı baş rol oyuncusu göstererek Lucescu'nun kaybettiği tüm şampiyonluklarda Sayın Yıldırım'ın parmağı olduğunu söylerken içimden ne saçmalıyor bu diye düşünmüştüm. İşin tuhafı, Yıldırım'a ağır bir şekilde saldırıyor ama gerekçelerini kanıtlayacak argümanları ortaya koyamıyordu. Ama Türk futbolunda yaşanan rezilliklerin ayyuka çıktığı o dönemde bütün bunları samimi ve canı yanmış bir adamın ruh haliyle yapıyordu. Vurulmamla ilgili ilginç şeyler söyledi. Bunları anlatamam. Reha Muhtar'ın Atina'da yaşadıkları, kendisinin ise Çavuşesku döneminde Romanya'da yaşadıklarıyla ilgili spor dışı çok enteresan şeyler anlattı. Bunları da anlatamam. Ama siz sordunuz, ben de söylüyorum: Reha Muhtar'ın köşesinde yazdığı konular tamamen doğrudur; fazlası bile vardır.
www.spormix.com
05 Ekim 2008 09:13 · ahmet.fatih1
· Etiketler
cimbom
,
futbol
,
galatasaray
,
gs
,
spor
,
spor haberleri
ABD´de yaşanan ekonomik kriz Goldman Sachs´ı da vurunca, Galatasaray´ın 170 milyon Dolar´lık kredisi riske girdi. Ama yaşanan tek sıkıntı bu değil...
Galatasaray Yönetimi, kulübü maddi yönden çok zorlayan Sportif A.Ş. ile Futbol A.Ş.’nin birleşmesini gerçekleştirebilmek adına Goldman Sachs’la tarihi bir anlaşma yapmıştı. Toplam 170 milyon Dolar’ı bulan bu anlaşma, faiz oranlarının yüksek oluşu nedeniyle camiadan tepki çekerken, Divan Kurulu tarafından görevlendirilen bir heyet yönetim tarafından bilgilendirilmeye başlanmıştı. Ancak henüz borçlanma yetkisi bile istenemeden, dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz Galatasaray’ı da olumsuz yönde etkiledi.
Statüsü değişmişti
Goldman Sachs, dünyanın 1 numaralı yatırım bankasıydı. Ancak geçtiğimiz günlerde Amerika’daki önlemler paketi çerçevesinde yatırım bankacılığı statüsü elinden alınmış, ticari bankacılığa döndürülmüştü. Bu değişim, Goldman Sachs’ı batmaktan kurtardı, ancak Galatasaray’ın alacağı krediyi de tehlikeye attı. İşte ekonomist gözüyle Goldman Sachs&Galatasaray ilişkisinde son durum:
Bankalar bile şüpheli!
“ABD’de yaşanan kriz Galatasaray’ın 170 milyon Dolar’lık kredi anlaşması yaptığı ülkenin önde gelen bankalarından Goldman Sachs’ı da vurdu. ABD’de kurtarma paketinin senatodan geçmesine rağmen Goldman Sachs gibi büyük şirketler henüz kendilerine gelmiş durumda değil... Goldman’ın işlerindeki azalma 1990 ve 2001’de yaşanan krizlerden daha kötü durumda. Bankalar, birbirlerine bile borç vermekten şu an oldukça tedirginler... Özellikle Dolar’ın, Euro karşısında son 1 yılın zirvesine çıkması tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor.”
Olimpiyat sıkıntısı
Krizin spor dünyasındaki tek etkisi Galatasaray’ın kredi anlaşmasından ibaret değil tabii ki. Tarihin en önemli spor olayı olan Yaz Olimpiyatları dahi tehlikede. Ekonomistlerin bu konudaki görüşü ise şöyle:
Sponsorlar kaçıyor!
“2012 Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak olan İngiltere’nin Başkenti Londra, Amerika’da yaşanan ekonomik krizden etkilendi. Oyunlarda yer alacak sponsor firmaların sağlayacağı finansal desteğin, krizden dolayı geri çekilme tehlikesinin bulunduğu ifade edildi. Londra’da yayın yapan Evening Standart Gazetesi’nin haberinde, toplam mâliyeti 9.3 milyar Pound’u bulan organizasyonda krizden kaynaklanan sorunun, dünyanın en büyük spor olayını derinden etkileyebileceği belirtildi.”
26 Eylül 2008 07:33 · ahmet.fatih1
· Etiketler
beşiktaş
,
beşiktaş xavi
,
ertuğrul sağlam
,
futbol
,
spor
Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, en beğendiği futbolcunun Barcelona'lı Xavi olduğunu söyledi ve "Onu Beşiktaş'ta görmeyi çok isterim" dedi. Genç teknik adam, ligde mutlaka şampiyon olacaklarını kaydederken UEFA Kupası şampiyonluğu için de "Belki" demekle yetindi.
Sağlam: Tek bir fırsatım olsa Xavi (Barça) için kullanırdım!.
Bu sezonki kadrodan memnun olduğunu vurgulayan Ertuğrul Sağlam, "Tek bir oyuncuyu alma şansınız olsa kimi seçerdiniz?" şeklindeki soruya ise "Böyle bir şans tanınsa bunu Barcelona'da forma giyen İspanyol orta saha Xavi için kullanırdım" yanıtını verdi. İniesta (Barça), Lampard (Chelsea) ve Cristiano Ronaldo'yu da (M. United) her teknik adamın kadrosuna katmak isteyeceğinin altını çizen Sağlam, "Beşiktaş'a alabilsek hiç fena olmazdı" dedi.
www.spormix.com
18 Eylül 2008 07:53 · ahmet.fatih1
· Etiketler
aragones
,
aragones uefa
,
fenerbahçe
,
futbol
,
spor
Fenerbahçe Teknik Direktörü Luis Aragones, UEFA tarafından 22-24 Eylül tarihleri arasında Avusturya’nın Viyana kentinde düzenlenecek olan 8. Milli Takım Teknik Direktörleri Konferansı’na davet edildi. İspanya’yı 44 yıl aradan sonra Euro 2008’de şampiyonluğa taşıyan 70 yaşındaki teknik adamdan UEFA’ya bağlı 53 milli takımın hocasının hazır bulunacağı konferansta tecrübelerini meslektaşlarıyla paylaşması talep edildi. Ancak Luis Aragones bu özel daveti işlerinin yoğunluğu sebebiyle reddetmeye hazırlanıyordu. Tam bu sırada devreye Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım girdi. Yıldırım, İspanyol teknik adamın 2 gün sürecek konferansa gitmesinin Fenerbahçe’ye daha fazla yarar sağlayacağını söyledi ve Avusturya seyahati için özel bir uçak ayarladı.
PARREİRA DA VAR
Fenerbahçe Başkanı, “Burada takımla birlikte kalıp çalışmak istemeniz takdir edilesi bir davranış. Ancak İspanya’yı Avrupa şampiyonluğuna taşımış bir teknik adam olarak orada bulunmak da hakkınız. Bunun ötesinde Avrupa’da zirveyi hedefleyen Fenerbahçe’nin hocasının UEFA tarafından böyle önemli bir organizasyona özel olarak davet edilmesi bizim için ayrı bir gurur. Orada Fenerbahçe’yi de temsil edeceksiniz” diye konuştu. Aragones ise başkanın bu tavrından oldukça etkilendi ve konferansa katılma kararı aldı. Organizasyonda Luis Aragones’in yanı sıra Brezilya ile Dünya Kupası’nı kazanan Fenerbahçe eski teknik direktörlerinden Carlos Alberto Parreira da konuşmacı olarak yer alıyor.
www.spormix.com
30 Ağustos 2008 10:23 · ahmet.fatih1
· Etiketler
fb
,
futbol
,
galatasaray aurelio
,
gs
,
spor
,
süper lig
Baros, Meira ve Kewell gibi dünya çapında yıldızları Galatasaray’a oldukça düşük bir bütçeyle kazandıran Futbol Komitesi üyesi Haldun Üstünel’in hedefe ulaşamayan müthiş misillemesi yeni ortaya çıktı.
İddialara göre, hafta başında Lyon’a giden ve Milan Baros’un transferini bitirerek Sarı-Kırmızılı kulübün tüm Avrupa’nın manşetlerine çıkmasını sağlayan Üstünel, daha sonra kimseye haber vermeden İspanya’nın Sevilla kentine geçti.
Haldun Üstünel’in buraya geçmesinin nedeni hem Fenerbahçe’nin Emre transferine Aurelio ile karşılık vermek hem de o kalitede ve Türk statüsündeki bir oyuncuyu Cim Bom’a kazandırmaktı .
Basında Aurelio’nun huzursuz olduğu yönündeki haberleri de kendisine dayanak olarak alan Üstünel, Real Betis’li yöneticilerle masaya oturdu.
Ancak İspanyol yöneticiler, söz konusu haberlerin doğru olmadığını ve Aurelio’nun mutlu olduğunu söylediler.
Bu sözler üstüne yönetici Haldun Üstünel, “Yine de Aurelio’yu makul bir bonservis ücretiyle almak istiyoruz” dedi.
İspanyol yöneticilerin uyanıklık yapıp, 10 milyon euro bonservis bedeli istemesi Üstünel’i sinirlendirdi ve görüşme bitti.
www.spormix.com
26 Ağustos 2008 05:55 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
milan baros galatasaray
,
spor
,
spor haberleri
Sezona iddialı giren ve kadrosunu Harry Kewell, Morgan De Santcis ve Fernando Meria gibi yıldız isimlerle güçlendiren Galatasaray, son olarak da Lyon'un Çek yıldızı Milan Baros'u kadrosuna kattı. Baros, 28 Ağustos Perşembe günü İstanbul'a gelecek.
Çek forvet Baros ile 3 yıllık sözleşme imzalayan sarı kırmızılı takımın yönetim kurulu üyesi Haldun Üstünel, “Öncelikle Galatasaray camiası ve spor kamuoyuyla yeni bir transferi paylaşmanın sevincini ve gururunu yaşıyoruz. Yine dünya çapında bir oyuncuyu Türkiye’ye getirerek büyük bir iş yaptığımıza eminiz. Futbol kariyeri belli olan, dünyanın önde gelen bir çok ünlü takımında oynamış Milan Baros artık Galatasaraylı. Kulübüyle bonservis konusunda anlaştık ayrıca kendisiyle de 3 yıllığına anlaşmaya vardık. Tüm imzalar atıldı. Tam bir ekip çalışması gerçekleştirdik, bu transferde emeği geçen tüm Galatasaraylılara ve camiamıza hayırlı olsun. Galatasaray Türk futbolunun önemli bir markası ve biz de futbolun marka isimlerini camiamıza kazandırmaya devam ediyoruz.” dedi.
MiLAN BAROS KiMDiR?
Doğum tarihi: 28 Ekim 1981
Doğum yeri: Çek Cumhuriyeti
Boy: 1.84
Kilo: 78
Mevki: Forvet
Kariyeri: 222 maç / 58 gol
Milli Takım: 59 maç / 31 gol
21 Ağustos 2008 11:01 · ahmet.fatih1
· Etiketler
fenerbahçe transfer
,
futbol
,
leko fenerbahçe
,
spor
,
spor haberleri
Üç sezondur Monaco formasını giyen ve Hırvat Milli Takımı’nın da orta sahasında forma giyen Leko için nabız yoklandığı öğrenildi. Fenerbahçe 1.87 cm boyundaki bu futbolcu için net kararını vermezken, Aragones’in beğenisine sunulan Monacolu oyuncunun Fenerbahçe’ye gelmek için çok istekli olduğu bildirildi.
www.spormix.com
18 Ağustos 2008 05:28 · ahmet.fatih1
· Etiketler
futbol
,
galatasaray süper kupa
,
kewell galatasaray
,
spor
Galatasaray’ın büyük umutlarla Liverpool’dan transfer ettiği Harry Kewell, Süper Kupa maçında ortaya koyduğu müthiş performansla galibiyette baş rolü oynadı.
Dizindeki sakatlığı yüzünden yaklaşık 1 aydır tedavi gören ve hafta arası Steaua Bükreş maçında görev yapamayan Avustralyalı süper solak, forma giydiği ilk resmi karşılaşmada 25 dakikalık şovuyla ayakta alkışlandı. Skibbe’nin maçın 65. dakikasında Barış’ın yerine sahaya sürdüğü Kewell, 66. dakikada topla buluştuğu ilk pozisyonda klas bir kafa vuruşuyla fileleri havalandırarak takımını üstünlüğe taşıdı.
Harry Kewell, Shabani Nonda’nın attığı skoru 2-0 yapan golün de asistini yaptı. Başarılı futbolcu, sol kanatta buluştuğu topu şık bir pasla savunmanın arkasına sarkan Nonda’nın önüne bırakarak golde büyük pay sahibi oldu.
Oyuna girdikten sonra ortaya koyduğu futbola maçın kaderini değiştiren Avustralyalı yıldız, üst üste oynanacak zorlu maçlar öncesi teknik heyet ve yöneticilerin de yüzünü güldürdü.
www.spormix.com